Yiyecek ve içecek sektörü esnek yapısı sebebiyle değişimlerden kolayca etkilenmekte ve karşılık üretebilmektedir. Rekabet sahasının çetin şartlara sahip olması ve işletmeler açısından tercih edilebilmenin giderek zorlaşması, arzın farklılaşmasına ve tüketici eğilimlerinin doğru biçimde analiz öneminin artmasına sebep olmaktadır. Dolayısıyla tüketici eğilimlerinin yönünü algılayabilmek sürekli gelişmeyi gerektirmekte, yeni kavramlar da bu anlamda daimi olarak sektör içerisinde dikkate değer bulunmaktadır. Hem sektörel eğilimler hem de tüketici eğilimlerinin birbirine paralel biçimde değiştiği ve geliştiği göz önünde bulundurulduğunda yapılacak varsayımların ve analizlerin bu doğrultuda olması gerektiği düşünülmektedir. Yeni teknolojilerin, değerlerin, jeopolitik ilişkilerin, iletişim biçimlerinin ve yaşam tarzlarının çarpışması ve farklılaşmasıyla doğan yeni dünyada yeni fikirler, sıfatlar, kavramlar ve tüketiciler için yeni sınıflandırmalara ihtiyaç duyulmaktadır. Bu anlamda tarif edilen yeni profil ile yüksek benzerliği olan ve günden güne daha fazla dikkat çekmeye başlayan foodie kültürünün de günümüz yeni tüketici eğilimlerinden biri olduğu ve incelenmesi gerektiği düşünülmektedir.
Oxford İngilizce Sözlüğü’ne göre “foodie” terimine ilk kez 1980 New York Times dergisinde yayınlanan bir makalede değinilmiş ancak terim popüler olarak 1982’de Harpers ve Queen dergilerinde yayınlanan “Cuisine Poseur” adlı makalede üretilmiş, ardından da 1984’te Ann Barr ve Paul Levy tarafından “The Official Foodie Handbook” kitabında detaylı biçimde tanımlanmıştır.
Foodie; yemeği resim, müzik gibi sanat dallarından farklı görmeyen bir düşünce tarzına sahip ve yemeğe ciddiyetle yatırım yapan kişileri tanımlayan bir sıfat olarak ele alınabilmektedir. Foodieler, yiyeceklere çokça ilgi gösteren ve gittikleri yerlerde restoran, yiyecek ve içecek ve tarifler üzerine konuşmaktan hoşlanan kişiler olarak açıklanabilir. En basit anlamıyla “yemek sever” anlamına gelen foodie kavramı, bu anlayışı hayatlarına yayabilen bireyler tarafından iyi yemek yiyen ve iyi yemekten anlayan bireyler olarak tanımlanmaktadır. Foodie olmak; yemek yeme ile sosyalliği birleştiren bir faaliyet olarak özetlenebilmektedir. Örneğin tadım etkinliklerini takip edip katılmak, ürünler için farklı pazarlardan haberdar olmak, ürünü en iyi sunan restoranları takip etmek, buralarda yemek yemek, profesyonel dersler almak, yemek yapmak, yemek yarışmalarını takip etmek bir foodie için önemli faaliyetler olarak sıralanabilmektedir. Bunun yanı sıra yemeğin izini sürmek ve hatta sürdürülebilir tarım faaliyetlerine dahil olmak, bu bakış açısını hareketlerine, ideallerine, dünya perspektiflerine, yaşam alanlarına ve çevrelerine yaymak da foodie yaşam tarzının gerekleri olarak ele alınabilmektedir. Foodie kültürü, yemeğe hak ettiği ilgiyi hatta belki de daha fazlasını gösteren kişilerden oluşur. Sürekli artan foodie kültürü, amatör yemek fotoğrafçılığına da sosyal medyada kalıcı erişime sahip olmakla birlikte yeni bir hayat vermektedir.
Foodieler, deneyimlerini benzer düşünen bir izleyici ile paylaştığında, kabile olan bir tüketim topluluğu yaratmaktadır.
Sonuç olarak değişmeyen tek şeyin değişimin kendisi olması itibariyle; sektörde meydana gelen sürekli değişime cevap verebilmek; sektörde artan “hanımeli” etkisini görebilmek ve Osmanlı’dan beri kültürümüzde var olan “şikemperver” kavramına denk gelerek modern karşılığı olan “foodie” tüketicileri anlayabilmek günümüz yiyecek ve içecek işletmeleri için kaçınılmaz bir gereklilik olarak karşımıza çıkmaktadır.
Doç. Dr. Murat DOĞDUBAY
BENZER YAZILAR
Marka İletişiminin İmgesel Gücü: Güzellik, Cesaret ve Ahlak
“Marka ile tüketici arasındaki duygusal bağ, değer temelli iletişimle nasıl kuvvetlendirilebilir?”Bugün aslında marka iletişiminin temelini oluşturan soru bu.Yani marka iletişimi yöneticileri ya da marka yöneticileri, markayı nasıl yansıtmalı ki...
Lezzet Artık Damakta Değil, Ekranda
Gastronomi dünyasında artık bir yemeğin kaderi yalnızca mutfakta değil, ekranda da belirleniyor. Sosyal medya, restoranların bilinirliğini artıran güçlü bir araç olmanın ötesine geçerek, lezzetin algılanış biçimini ve hatta üretim şeklini doğrudan...
Gayrimenkul Danışmanlığından Marka Mimarlığına
Gayrimenkul sektörü uzun yıllar boyunca metrekare, doluluk oranı ve kira geliri gibi ölçülebilir veriler üzerinden tanımlandı. Oysa bugün, özellikle alışveriş merkezleri söz konusu olduğunda, bu veriler artık tek başına anlam ifade etmiyor. Çünkü...
Termojenik Beslenme: Metabolizmayı Ateşleyen Beslenme Yaklaşımı
Vücudumuz gün boyunca yalnızca hareket ederken değil, dinlenirken bile enerji harcar. Bu enerji, bazal metabolizma, fiziksel aktivite ve termik etki (termojenez) yoluyla tüketilir. İşte “termojenik beslenme” kavramı, tam da bu noktada devreye...
Zayıflamanın Püf Noktaları
Pek çok kişi yılbaşıyla beraber büyük bir hevesle zayıflamaya gayret ederek diyete başladı ancak henüz daha kısa bir süre geçmesine rağmen pek çok kişide erkenden pes etti bile.Peki sıkı diyet yapmadan zayıflamak mümkün mü?.Neden pek çok...
Franchise Sözleşmelerinde Cezai Şart
Franchise sözleşmeleri, markanın itibarı, know-how’ı, ticari sırları ve operasyon standartlarının korunması bakımından özel nitelikli sözleşmelerdir. Sistem; tek tiplik, standart ve kalite bütünlüğü üzerine kurulu olduğu için, franchisor’ın...