Ara
Genel

Franchise Sisteminde Ücret Ödeme Yükümlülüğünün Hukuki Değerlendirilmesi

03 Kasım 2023 — Yazar: Barış Kaşka
Franchise ilişkisi sürekli borç ilişkisi doğuran karşılıklı eylemlerin fiili ve hukuki bütünlük içinde süreye yayıldığı bir karma sözleşme ilişkisidir. Franchising sektöründe önemli bir işleve sahip olan bu kıymetli sektörel dergide uzun yıllardan beri bazı hukuki kavramların yatırımcılar tarafından daha iyi anlaşılabilmesine bir hukukçu olarak gayret etmekteyim. Gerçekten de franchising sistemi üretim, işletme ve pazarlama sektörlerinin dışında da girişimcilik ekosisteminde oldukça kilit bir role sahiptir. Gerek ekonomik gerek fikri mülkiyet gerekse girişimcilik ekosistemi açısından böylesine önemli bir sektörün dayandığı bir yasal mevzuatın hala mevcut olmaması gerçekten büyük bir eksiklik.Uzun yıllardan beri bu eksiklik TBK ve TTK’nın genel ve özel hükümleri ile yüksek mahkeme kararları ile doldurulmaya çalışılmaktadır. Franchise ilişkisi doğasından kaynaklı süreklilik zarureti içerdiğinden sözleşmenin taraflar arasındaki ilişkisi de ancak bir çerçeve sözleşme niteliğinde olabilir. İşte bu noktada Türk Medeni Kanun’un dürüstlük kuralını düzenleyen 2. maddesi de özellikle franchise alan açısından yeterli bir koruma sağlayamamaktadır. Elbette taraflar birbirlerine karşı borçlarını yerine getirirken dürüstlük kuralı çerçevesinde hareket etme borcu altındadır. Bu borçta soyut bir hukuki terim olmaktan ötedir. Ne var ki taraflar arasındaki çoğu sözleşmenin karşılıklı hak ve borçları düzenlemekten çok bir tarafın diğer tarafa kendi koşullarını dayatmaya çalıştığı hukuki metinler olduğunu gözlemlemekteyiz. İşte bu noktada hukuk ve adaletin her daim zayıf olanı koruma içgüdüsü ile hareket etmesi kendisinden beklendiğinden sözleşmelerin somut ve karşılıklı haklar dengesine hizmet eden bir yapıya kavuşturulabilmesi için yasal bir mevzuata ihtiyaç duyulmaktadır. Daha önce de belirttiğimiz gibi franchise alanın mutlaka hukuki statüsü esnaf ve tacir olmaktan çıkarılarak yasayla sınırları çizilmiş yatırımcı veya girişimci statüsüne dönüştürülmelidir.Bu dönüşümleri de gerçekleştirirken melek yatırımcı benzeri hem ilgili mevzuatlarla hem de ilgili kamu kuruluşlarıyla ilişkilerin tesis edilmesine ihtiyaç vardır. Ayrıca franchise sektörüne yatırım yapan yatırımcının, yatırım ajanslarına, KOSGE- B’lere ve bölgesel kalkınma kurumlarına rahatça ulaşabilmesinin yolu açılmalıdır. Ayrıca yeni bir statüye kavuşan sektör yatırımcısının mutlaka yatırımlarını yapmadan önce hukuk ve mali müşavirlik hizmetlerinden faydalanması da hukuken zorunlu hale getirilmelidir. Zira sektör yasal bir mevzuata sahip olmadığı sürece franchise alanının ödeme yükümlülüğü altında ödemekte olduğu ücretler hukuki olarak son derece tartışmalı olmaya devam edecektir. Genel olarak franchise verene ücret ödeme borcu sözleşmenin esaslı bir unsurudur. Bu borç franchise verene fikri ve sınai unsurların kullanmasının ve bunun karşılığında franchise verenin de onu koruma ve destekleme borcunun karşılığına denk gelmektedir. Ücret ödeme borcunun genel olarak bir giriş ücreti (Franchise Fee) veya periyodik olarak ciroyla orantılı ücret olarak ödendiğini görmekteyiz(Royalty). Ayrıca bu iki bedelin dışında bir de sözleşmelerde reklam bedeline genellikle yer verilmektedir. Ne var ki, bu bedellerin tam olarak neyin karşılığı talep edildiğini sözleşmelerde görememekteyiz. Giriş ücreti franchise veren tarafından fikri ve sinai unsurların kullanılmasının bir karşılığı olarak mı talep edilmektedir? Yoksa sadece var olan sisteme giriş ücreti olarak mı alınmaktadır? Alınan giriş ücreti bir franchise sistemi için alınmış ise gerçekten ticari anlamda karlı ve fikri ve sınai unsurlara haiz bir sistem mevcut mudur? Altını çizdiğimiz bu hususlar özellikle taraflar arasında sözleşmelerin tek taraflı olarak feshedilmesinde incelenen ve bedel iadesi davalarının da konu olan hususlardır. Zira gerçekten ticari anlamda bir franchise sisteminden bahsediyorsak yani ortada know how mevcut ise bedelin iadesi söz konusu olmayacaktır. Diğer yandan reklam bedeli ise sözleşmenin esaslı unsuru olmayan hatta yukarıda belirtmiş olduğumuz periyodik ücretin yani royaltynin muhtevatında olan bir ücrettir. Hukuken franchise alanın reklam giderlerine katlanması yani reklam ödeme yükümlülüğü bulunmamaktadır. Buna rağmen uygulamada ayrıca reklam bedeli adı altında ciro üzerinden de franchise alan ücret ödemektedir. Bukonudaki bir diğer mali ve hukuki zorluk ise, ödenen bu reklam bedelleri ile ilgili franchise verenin sözleşmesinden kaynaklı neredeyse denetlenme imkanına sahip olmamasıdır. Ülkemizde sektörle ilgili denetim yükümlülüğüne sahip çatı dernek ve idari birimlerin de hukuken bulunmadığı düşünüldüğünde özellikle franchise verenin ücret ödemekte olduğu bedellerin yasal sınırlarının kanunen çizilmesinin zorunluluk olduğunu düşünmekteyim.
franchising sistemi