Ara
Genel

Günümüz İnsanının Memnuniyetsizliği

27 Mart 2019 — Yazar: Franchise Market Türkiye
Çevremizde sürekli bir şeylerden şikâyet eden, hiçbir şeyden memnun olmayan insanlarla hemen hemen her gün karşılaşıyoruz. Günümüzün yaygın sorunu haline gelen memnuniyetsizliğin nelerden kaynaklanıyor olabileceğine bir bakalım. İnsanların daha tatmin edici bir hayat sürmesine yardımcı olmak amacıyla yapılmış birçok çalışma mutlu olmak için kendilerini koşullandırmış insanların tatminsizlik duygusunu daha fazla yaşadığını göstermektedir. Sürekli olarak mutluluğumuzu artırmak için verilen uğraşlar tatminsizliğimizin artmasına neden olmaktadır. Oysa, insanın eş zamanlı olarak her tür mutluluğu yoğun olarak yaşamasını beklemesi kendisine yapabileceği en büyük haksızlıktır. Bazı mutluluk türleri birbiriyle ters düşebilir. Başka bir deyişle, bir tür mutluluğa sahip olmak, diğer alanlarda yaşayacağımız mutluluklardan yeterince yararlanamamıza neden olabilir. Hayatta bizim için öncelikli olan şeyleri gerçekleştirirken fedakârlık etmemiz gereken birçok durumla karşılaşabiliriz. Bu sebeple, önceliklerinizin farkında olmanız alacağınız kararların daha tatmin edici sonuçlar vermesini sağlayabilir. Memnuniyetsizlik hissini yaratan diğer önemli bir unsur ise insanların anda kalabilmek konusunda yaşadıkları zorluktur. Nadir olarak yaşadığı andan memnun olduğunu belirten insanlarla karşılaşıyoruz. “…ne kadar harikaydı” veya “…ne kadar harika olurdu” cümleleri etrafımızı sarmış durumda. Görmemiz gereken şey, gelecekte belki özlemle hatırlayacağınız bu zamanların değerini bilmek ve mutluluğu mümkün olduğu kadar koşulsuz yaşamaktır. Mutsuzluğun 5 Evresi Uyarıcı İşaret Olarak Mutsuzluk Mutsuzluk her zaman enerjinin azaldığının bir işaretidir. Burada, depresyondaki gibi durgunluk ve düşme yoktur; çok daha hafif ve anlaşılması güç özelliklere sahiptir.  Kendi kabuğumuza çekilme ihtiyacı duyar, ilgisiz davranır ve sebebini bilmediğimiz bir yorgunluk duyarız. Bütün bu fiziksel reaksiyonlar, beynin işlevi hakkında uyarıcı niteliktedir. Kendimizi çevreden soyutlamamıza neden olarak iç benliğimizle iletişim kurmamızı sağlar.  Bizi neyin endişelendirdiğini, düşündürdüğünü ve hayal kırıklığına uğrattığını bulmak için daha derinlemesine bakmak gerekir. Bir Enerji Koruma Yöntemi Olarak Mutsuzluk Biyolog ve fizyolog olan Bernard Thierry uzun yıllar bu olumsuz duygular üzerine çalışmalar yürüttü. Thierry’e göre, mutsuzluk içimizdeki bir çeşit kış uykusu. Yani, mutsuzluk bizi bekleme moduna alıp durgunluk ve iç gözlemin olduğu bir ortama bırakır. Böylece yalnızca belirli bir olaya tepki vermemizi engeller ve önceliği olmayan herhangi bir görev için beynimizin boşa enerji harcamasının önüne geçer. Kendimize yönelerek sıkıntıyı çözüme kavuşturmak çok önemlidir. Fakat her zaman bu enerji depolama ihtiyacına kulak vermiyoruz. Bu duyguyu yok sayıp, hiçbir şey olmamış gibi gündelik hayatımıza devam ediyoruz. Öz Bakım Olarak Mutsuzluk Mutsuz olmak ne iyi ne de kötü bir şeydir. Yalnızca bir duygudur ve uyarı mekanizması olarak çalışır. Bize önemli ve gerekli şeyler hakkında bilgi verir. Örneğin: “Biraz dur ve kendini dinle, kendine dikkat et, kendinle konuş, sana ne olduğunu anlamaya çalış” gibi. Sonuç olarak, bir dahaki sefere bir arkadaşınız, ailenizden biri, sevgiliniz ya da eşiniz size “Bana ne oldu bilmiyorum, çok mutsuzum.” dediğinde yapmanız gereken son şey onlara “kafana takma, mutlu ol” demektir. Söylemeniz gerek çok daha basit: “Bana neye ihtiyacın olduğunu söyle.” Böylece gerçekte neye ihtiyaçları olduğunu düşünmelerini sağlayarak sorunlarının köküne inmelerine yardım etmiş olursunuz. Özlem Gösteren Mutsuzluk Mutsuzluğun özlem ve melankoli arasında gidip gelen bir tadı vardır. Bir şeyin eksikliğini çekmekten doğar. Mutsuzken zıt duyguların, boşluk hissinin, isimlendiremediğimiz ihtiyaçların ve bizi umutsuz hissettiren daha pek çok şey tarafından ezilmiş hissederiz. Ancak, sanatçının kalbine ilham veren bu duyguya hiç kimsenin sonsuza kadar dayanamayacağını; bu melankoli, boşluk ve toyluktan ibaret özlem topraklarında kimsenin sonsuza kadar yaşayamayacağını unutmamak gerekiyor. Psikolojik Gelişim Yöntemi Olarak Mutsuzluk Abraham Maslow’ın hiyerarşi piramidinin en tepesinde, kendini gerçekleştirme ya da kendini tamamlama ihtiyaçları denen basamağı görüyoruz. Bunun psikolojik gelişmenin ideal zirvesi olan özgüven ve duygusal sağlamlık gibi temel ilkeleri kapsadığını da unutmayın. Kendi üzüntülerini anlama becerisinden yoksun olan ya da bunlar yüzünden dağılan insanlar, çevreyle bağını koparıp kendi ihtiyaç ve kimliklerini başkalarının ellerine bırakanlardır. Kendi duygularınızı anlamak ve kendi evreninizin yöneticisi olarak ruh halinizi iyileştirmek psikolojik gelişiminiz açısından hayati öneme sahiptir. Bu nedenle, mutsuzluğu zayıflık veya zafiyet gibi kelimelerle ilişkilendirmeyi bırakmalısınız. Çünkü kendi mutsuzluğunu anlayıp bununla yüzleşen herkesin içinde gerçek bir kahraman yatar.
mutsuzluk psikoloji
Paylaş

İlginizi Çekebilir