Başarı İçin Takım Çalışması

Başarının formülü; doğru kurulan yetenekli ekip + takım çalışması

Ülkemiz ve dünya ekonomisi en zor yıllarından birini geride bırakırken, tüm dünyadan gelen sevindirici aşı ve ilaç haberlerinin vermiş olduğu umut ve moral ile, çok bilmediğimiz süreçlerin yaşandığı bir yıl sona erdi. Geçtiğimiz bu yılda dünyanın en büyük şirketleri ve güçlü ekonomileri bile salgının yarattığı, ekonomik belirsizlik karşısında zorlandı, ayakta kalmak için büyük çaba harcadı.

İnsanların evlerine kapanması, çalışma hayatının evlerden sürdürülmesi ile birlikte değişen yaşam koşulları, tüketicinin taleplerinin de yeniden şekillenmesine neden oldu. Evden çalışma ve eğitim, günlük hayatımızın önemli bir parçası haline geldi. Fiziki alışverişlerin sanal ortama kayması, e-ticaret pazarındaki büyüme, ilgili firmaları, ancak önümüzdeki üç dört yıl sonra hedefleyecekleri seviyelere hızla ulaşmalarını sağladı.

Günümüzde, müşterilerin kendilerini çok iyi tanıdığı ve ne istediğini bildiği gerçeği ortadadır. Yaşadığımız bu süreçte müşterilerin alışveriş tercihlerini, amaçlarını doğru ifade eden, hijyen ve kalite hassasiyetini doğru tanımlayan, markalara kaydığını belirtmemizde yarar var. Şirketlerin dijital geleceklerini, insanların deneyimleri ile şekilleneceğini belirtmeliyim. Markalar adına verilen mesajlardaki gerçeklik, şirketlere ve markalara duyulan güveni oluştururken, çelişen mesajlar ve güvensizlik duygusu, tüketicilerin şirket veya markalar ile bağlarının kopmasına neden olmaktadır.

Sürekli altını çizdiğimiz yeni normalde, dijitalleşme çok önemli fakat bunu kullanacak olan işletmelerimiz için, en büyük kaynak her zaman olduğu gibi her koşulda insan olacaktır. İşletmelerimizin başarılı olabilmesi, oluşturulan kadroların, sahip oldukları yeterlilik ve yetenekleri kadar takım çalışmasına yatkınlığının ve liderlerinin bu konudaki yönetim becerisi ile şekilleneceğinin asala unutulmaması gerektiğinin önemini belirtmeden geçemeyeceğim.

Spor geçmişimde, eğiticilik ve yöneticilik yaşantımda, hangi koşulda olursa olsun başarının formülünü “doğru kurulan yetenekli ekip + takım çalışması” olarak tanımladım. Bu yöndeki bakış açımı hiçbir zaman değiştirmedim. Başarılı olmak için yetenek kesinlikle önemliyken, teoride en yetenekli kişilerin başarıya ulaşabilmesi mümkün gibi görülürken, ne kadar yetenekli olursa olsun, takım çalışmasına yatkın olmayanların başarıyı yakalayamadıklarını gözlemledim. Einstein’a göre başarı formülü tam anlatmak istediğimi özetliyor; A = X + Y + Z (A-Başarı, X-Çalışmak, Y-Çalıştığı konuyu oyun gibi görmek, Z- Konuşmak yerine üretmek) Bu sebeple yazımın bu bölümü, nasıl yorumlanırsa yorumlansın, konu ile gözlemlerimi ve tespitlerimi insan ile ilişkilendirerek noktalamak istiyorum.

‘Geminin içi su almadıkça sonsuz büyüklükteki deniz ve yüksek dalgalar o gemiyi batıramaz. Siz izin vermedikçe de olumsuzluklar sizi asla yıkamaz.’ İşletmelerde herkesin kaptan olması ve dümenin başına geçmek istemesinin, işletmelerin sonunu hazırladığını, takım çalışması olmadan doğru seçildiği düşünülen ekibin, doğru kullanılamadığı organizasyonlarda, büyük sorunları yarattıklarını söylemeliyim.

Büyük yetenekleri olan ancak bencillik, kıskançlık, çatışma ve rollerini kabul edemeyen oyuncular nedeni ile potansiyellerini ortaya koyamayan ve başarılı olamayan nice takımları, iş hayatında ise markaları ve şirketleri gözlemledim. Aynı şekilde sağlam, ama üstün yetenekleri olmayan takımların, şirketlerin, takım çalışması ve doğru liderleri ile ciddi başarılara ulaştıklarını da çokça görmüşüzdür. Hangi alanda olursa olsun başarıya ulaşmak için yetenek kesinlikle çok önemliyken, kâğıt üzerindeki en yetenekli insanların olduğu takımlar ve şirketler, her zaman başarılı olamazlar.

Takım çalışması olmadan, bir işletmenin veya markanın başı, çoğu zaman başarısızlık yanında suni sıkıntıların çokluğu işlerine yoğunlaşamamaları sebebi ile kendi problemleri ile uğraşmaktan kendi gölgelerin sebebi ile hedefi ulaşmak üzere oldukları hedefi bile göremezler.

Bu nedenle takım çalışması ister harika ister ortalama bir yeteneği, bir joker haline getirir. Çeşitli sektörlerde tüm disiplinler birçok program ve formül ile çalışırken, başarılı olanları, diğerlerinden ayıran en büyük faktörleri aşağıdaki başlıklar ile özetleyebilirim.

Ortak hedef, bağlılık, tamamlayıcı roller, açık iletişim, yapıcı çatışma, uyum ve güvenilir liderler ile başarının gerçekleştiğini söylemeliyim. Belki bir başka sayıda sırf bu başlıkları ele alacağım yazıyı kaleme alabilir sizlerle paylaşabilirim.

Evet çok fazla belirsizliklerle boğuştuğumuz, geçmiş yıl ile birlikte artık, hizmet sektöründe olduğu gibi tüm sektörlerde de başarılı olabilmek için, işlerimizin odağına müşterilerimizin ve çalışanlarımızın sağlığının, yani insanının konduğu, güven ve hijyenin vazgeçilmez olduğu günümüzde, yeni mecralar, mobil uygulamalar, yeni teknolojilerin kullanımının hayatımıza girdiği, sürpriz gelişmelere açık umutlarımızla dolu, yeni bir yıla merhaba dedik. Başarılarınızın devamlılığı dileklerimle.

1981 Yılında Lisans ve 1985 yılında Yüksek lisans eğitimim tamamlayarak, Marmara ve İTÜ de 13 yıl Öğretim görevlisi olarak çalıştı. 1994 yılında TAB Gıda ailesine katıldı ve 2003 yılına kadar Operasyon ve Franchise Müd. pozisyonlarında çalıştı. 2003- 2013 yılları arasında İEF&D markası ile Franchisee Danışmanlığı yaparak aynı dönemde çeşitli Üniversitelerde Franchising dersleri verdi. 2013 yılından bu yana tekrar TAB Gıda Franchise Müdürlüğü görevini sürdürüyor ve aynı zamanda 2000 yılından bu yana UFRAD ve 2003 yılından buyana GPD YK üyelikleri görevini yapmaya devam ediyor.