Türkiye Franchise Sektörünün Güncel Durumuna Genel Bir Bakış

Pandemi dönemiyle birlikte her sektör kendi içinde devasa ve istem dışı değişimlere hem seyirci hem katılımcı olurken, 2020 senesi içinde 50 milyar dolarlık bir hacme ulaşması beklenen franchise sektörü aldığı tüm darbelere rağmen hızla büyümeye devam ediyor. Her olumsuzluğa rağmen girişimciler için mükemmel bir ekosistem sunmaya devam eden franchising sektörü, şimdiye kadar gösterdiği büyüme ivmesiyle ekonominin temel yapı taşlarından biri olmaya devam ediyor.

Sizler için sektörün yolculuğunda geldiği noktayı ve güncel durumdan yola çıkarak varılan değerlendirme sonuçlarını detaylandırayım.

Türkiye Franchising Sektörünün Geldiği Nokta

Bilindiği gibi 2019 senesinde hacmi 43 milyar dolara ulaşan, 10 binden fazla girişimciyi bünyesine dahil eden ve 250 binden fazla kişiye istihdam alanı yaratan franchising sektörü, yine geçtiğimiz yıl zincir işletme sayısının 3.500, zincir işletme şubelerinin 65.000 ve yurtdışına açılımda bulunan Türk markası sayısının 205’e ulaşmasıyla birlikte hem ülke ekonomisi kalkınmasının hem yurtdışında temsilin büyük bir kısmını tek başına sırtlanmıştı.

Rakamların ispatladığı üzere yatırımcılara ve marka sahiplerine kurumsallaşma adına edindiği deneyimleri gerçeğe dönüştürmede benzersiz avantajlar sağlayan sistem, standart, denenmiş ve kabul görmüş olması gibi özellikleri sayesinde girişimci motivasyonunu maksimumda, gerekli sermayeyi ise minimumda tutuyor.

Türkiye’nin franchise sektörünün dünya genelindeki durumuna katkı payını ortaya koyan en iyi örneklerden biri olan ‘Bayim Olur Musun’ franchising fuarı ise katılımcı sayısı, etkinlik alanı ve ziyaretçi sayısı bakımından hem Avrupa hem de Orta Doğu’nun lideri olmasıyla adeta sektörün kalbinin attığı yer olarak karşımıza çıkıyor ve yükselen çıtaları daha şeffaf bir şekilde gözler önüne seriyor.

Türkiye Franchising Sektörünün Parlayan Yıldızları

Gelinen noktadan ve edinilen başarı rakamlarından yola çıkarak yapılan araştırmalara göre tüm olumsuzluklara ve pandeminin yarattığı göreceli koşullara rağmen ülkemizde franchising sektörünün 3.472 şubeye ulaşarak büyümeye devam etmesi bekleniyor.

Yiyecek ve içecek markalarında franchising sisteminden faydalanarak öne çıkan isimlerde çay, kahve, börek satışı üzerine hizmet veren markalar zirvede görünüyor. Öte yandan yabancı yatırımcılara sağlanan kolaylıklar gayrimenkul sektörüne hayat verirken, oto yıkama gibi sık talep alan hizmetlerin de istikrarını koruduğu gözlemleniyor. Sürecin eğlence sektörü üzerindeki olumsuz etkileri hala gündemdeki yerini koruyor olsa da pandemiyle birlikte zorunlu olarak eğlence sektöründen uzak kalan kitlenin, normalleşmeyle birlikte hızlı bir geri dönüş yapması ve olumsuzluklarla anılan sektörün geçtiğimiz yıla göre %10 oranında büyümeye dahi gidebileceği öngörüsü yine uzmanların ortak kanaatleri arasında yer alıyor.

Türkiye’de Franchising Sistemine Dahil Olmada Analizin Önemi

Ekonominin durgun dönemleriyle birlikte maliyet odaklı hizmet veren markalar yeni stratejilere yönelirken olası talepleri de iyi değerlendirmek gerekiyor. Pandeminin perakende satışa etkileri markasının konumunu düşünenler için sistemi doğru okumayı zorunlu kılsa da uygun lokasyonlarda olup asgari ziyaretçi sayısı sabit olan AVM’lerde mağazalaşarak markalaşma gibi fikirler hala güncelliğini korumakta. Yeni kuruluşlar için maliyeti dengeli bir mağazalaşma stratejisini önermek yalnızca tek bir örnek olmakla birlikte, şüphesiz alışveriş eğilimlerinin ve potansiyel taleplerin uzmanlar tarafından iyi bir şekilde analiz edilmesi ve sonrasında girişimcinin sektörde yer almaya başlaması şart.

2020 senesi içinde müşteri deneyiminin ve dijitalleşme başarısının önemini son derece iyi görmemiz, kendisine pazar fırsatı bulmak isteyen markalar için dijital kanalları etkin kullanmayı, özellikle yiyecek – içecek sektörlerinin online pazarlama stratejilerini yeniden gözden geçirmesini şart kılıyor. Gastronomi gibi özel konseptlerden e-spor merkezlerine kadar pek çok sektör dijital dünyada var olarak yenilikçiliği çağ atlamakla eşdeğer bir boyuta taşırken, amaç ister çok uluslu bir markaya dönüşmek ister hızlı zincirleşmek olsun, neticede tüketici beklentisine uygun online satışların uzmanlarca yönetilmesi öneriliyor.