Ticari Mekan Tasarımında Marka – Mekan İlişkisi

20. yüzyılın sonları ve 21. yüzyılın başlarında, karşımıza sıklıkla çıkan marka ve markalaşma kavramları, mimarlık ve iç mekan tasarımının uygulama alanlarında bir enstrüman haline gelebilmektedir. Markalaşmanın, tasarımın bir boyutu olduğunu kabul edersek, mekan tasarımında kullanılan her görsel elemanın da bir ifade biçimi olduğunu söyleyebiliriz. Tüketim ihtiyaçlarına yönelik olarak hemen hemen tüm sektörlerde bir adım önde olma çabasıyla, marka ve markalaşma kavramı incelenmekte ve bu anlamda kurumsal stratejiler belirlenmektedir. Farklılaşmanın tasarım ile aşılacağına inanan bizim gibi tasarımcılar buna yönelik bir duruş göstermektedir. Küreselleşmenin etkilerinin bir sonucu olarak gelişmiş̧ ve gelişmekte olan ülkelerde, aynı ürünün farklı kültürlerde talep edildiğini kolayca görmekteyiz.

Hizmet tasarımı, kurum ve markanın yenilikçi olabilmesi için çeşitli alternatifler üreterek, kullanıcı deneyimi kalitesinin artırılmasını sağlamak bizim gibi tasarım odaklı ofislerin en büyük amacı.

Hizmet tasarımı kavramı genel olarak; mekan atmosferi, personel davranışı, kullanıcı deneyimi, görsel kimlik elemanları gibi alt baslıklardan oluşmaktadır. Bir mekanın vermek istediği mesajı kullanılan renk, kullanılan materyal ve hatta mekan için özel tasarlanmış çalışan kıyafetlerinin bile etkisi sanılandan çok daha etkilidir.

Hizmet tasarımının kullanıcı etkileşimi olduğunu kabul edersek, tasarımın rolünün, tasarım ihtiyacının ve tasarım stratejilerinin markaların pazardaki ve kullanıcı gözünde ki başarısı için çok önemli bir olgu olduğunu anlayabiliriz.

Ticari mekan tasarımı diğer kişisel tasarımlardan farklı olarak markanın ön planda olduğu bir tasarımdır. Öncelik olarak marka düşünülmelidir. Ticari bir mekanın tasarlanması, ofis veya mağaza fark etmeksizin markanın kurumsal kimliği ile ilgili; bu kimliğe uygun olacak, bu kimliği destekleyecek şekilde olmalıdır.

Ofis olarak biz mekanlara bir ruh vermeyi onun bir dili olmasını ve müşterinin kendisini oraya ait hissedeceği mekanlar tasarlayıp ve bu mekanları yaşanabilir mekanlar haline dönüştürmeyi öncelik görüyoruz.

Tasarımlarda renk, doku, şekil ve mekana ek hareketli mobilyaların marka ile ilgili ön izlenim veren ve yönlendiren olgular kullanmaya özen gösteriyoruz. Bu safhada aydınlatmanın ve aydınlatmada kullanılan ışık tonunun bile çok büyük bir önemi olduğunun ve çok etkili bir araç olduğunun farkındayız. Bir diğer önemli husus ise doğru sirkülasyondur. Çünkü tasarımın ne kadar iyi olursa olsun sirkülasyon yanlış çözümlenmiş ise olgunlaşmamış bir mekan olarak kalacaktır. Mekan tasarımı bir çözüm üretme sanatıdır, belirlenen fonksiyon ve ihtiyaçlar doğrultusunda nitelikli çözümler üretirken ve bu üretime aynı zamanda tasarım katma sanatıdır.