Seramiğe hayat veren dokunuş

1999 yılında İzmir’e yerleşen ve öğrencilik yıllarından beri hayali olan seramik tasarımına başlayan mimar Ayşe Elçi kısa sürede ev dekorasyonunun en büyük isimlerine üretim yapmaya başladı. İlerleyen yıllarda seramiği ahşapla buluşturup Stil44’ü kuran Elçi, markanın hikayesini ve doğal malzemelerin nasıl el emeğiyle can bulduğunu anlattı

Mimar Sinan Üniversitesi Mimarlık Fakültesi’nden mezun olduktan kısa bir süre sonra kendi ofisini açıp dekorasyon uygulamalarına ağırlık veren Ayşe Elçi, tamamlayıcı objeler konusunda, özellikle de seramik ürünlerde eksikliği gidermeye karar verdi. İstanbul’dan İzmir’e yerleşen Elçi, Step Collection markasıyla üretime başladı ve kısa sürede büyük şirketlerin iş ortağı oldu. 2016’da da Stil44’ü kuran Elçi, “Yaşamın 4 elementi ve 4 bir yana yayılma arzundan ilham alıyoruz. Dokunma isteği uyandıran, canlı ve işlevsel parçalar üretiyoruz” dedi.

Öncelikle sizi ve Stil44’ü tanıyabilir miyiz?

Hesap uzmanı olan babamın görevi dolayısıyla 1964 yılında Washigton D.C’de doğdum. İlk, orta ve lise öğrenimimi İstanbul’da tamamladım. Mimar Sinan Üniversitesi Mimarlık Fakültesi’nden 1986 yılında mezun oldum. 1992 yılında İstanbul Etiler’de Step Mimarlık ofisimi kurdum. 1999 yılına kadar da çeşitli mimari projeler ve özellikle dekorasyon proje ve uygulamaları yaptım. 1999 yılında radikal bir kararla İzmir’e yerleştim ve Step Collection markası ile öğrencilik yıllarımdan beri hayalim olan seramik ürünler tasarlamaya başladım. Stil44 ise, 30 yıllık tecrübenin ürünü olarak ortaya çıktı. İnsanın dünya üzerindeki varlığının en önemli yapı taşı 4 element ve arayış içindeki insanın 4 yöne yayılma arzusu, 44’ün doğuşu oldu. Bu felsefe ile yola çıktık ve kendi stilimizde doğaya saygılı, hemen herkesin ulaşabileceği özgün tasarımlarımızı hayata geçirdik.

Kuruluştan bugüne nasıl bir süreçten geçtiğiniz?

1992-1999 yılları daha çok dekorasyon proje ve uygulamaları ile geçti. Özellikle ofis ve fuar stant dekorasyonları yaptım. 1997 yılında ev dekorasyon projelerine başladığımda Bahçeşehir’de bir de showroom açtım. O yıllarda dekorasyonu tamamlayıcı dekoratif obje ve aksesuar bulmak çok kolay değildi. Yurtdışından aksesuar ithal ettim. Neden bizim ülkemizde de bu tarz şeyler üretilmiyor diyerek araştırmaya başladım. Öğrenciliğimden beri hayalim olan dekoratif objeler tasarlayarak, küçük atölyelerde kendi tasarımlarımı üretme yönünde çalışmalar yaptım. Eksiklikleri ve ihtiyaçları gözlemledim. Kendi tasarımlarımı hayata geçirme arayışım beni üretime yöneltti. Özellikle Portekiz ve İtalyan seramiklerini inceledim. Bu konuda ülkemizde büyük bir açık olduğunu tespit ettim. Pek çok küçük atölye vardı ancak istenilen kaliteye ulaşmak, zamanında iş teslim almak, fiyatlandırma, iş devamlılığı, hammadde temini gibi sorunlar yaşadım. Avrupa’da ki bu tarz üretim yapan atölyeleri araştırdım ve ‘Onlar yapıyorsa bizde yaparız’ diyerek, 1999 yılında showroomu kapatıp İstanbul ofisi küçültüp İzmir’e yerleştim. İşe başladığımda seramik üretimi hiç bilmediğim bir konu olduğu için ilk yıllarım üretim hakkında araştırmalar yaparak geçti. Bu arada İstanbul’a gidip gelerek mevcut dekorasyon işlerimi de yaptım. Zaman geçtikçe ekibimle güçlendim ve Beymen Home, Paşabahçe Mağazaları, Tepe Home gibi Türkiye’nin saygın firmalarına üretim yapmaya başladık. Step Collection markası ile büyüdük ve bu alanda tanınmaya başladık. 2016 yılının başında ahşap ve seramiği birlikte kullanabileceğim ürünler tasarlamaya başladım. Hayatın yapı taşı 4 element ve 4 yöne yayılma arzumuz ile ‘Stil44’ ortaya çıktı.

Mobilya aksesuarlarının yanı sıra elişi seramik karolar, lavabolar ve duvar panoları da üretiyorsunuz. Ürün yelpazenizden bahseder misiniz?

Stil44 ile dekoratif aksesuarların yanı sıra özellikle yapı sektöründe çok beğenilip kullanılacağını düşündüğüm 5×5 cm, 10×10 cm el işi seramik karolar, duvar panoları ve el işi lavabolar ile koleksiyonumuzu genişlettik. Mimar oluşum beni bu tarz üretime daha çok çekiyor açıkçası. Büyük bir zevkle tasarlayıp üretiyoruz. Üretim yapımız özel projelere hizmet vermeye de uygun.

Bunların yanı sıra, ahşap ile seramiği buluşturduğumuz özgün tasarımlarımızdan oluşan küçük mobilya grubumuzda dekorasyonda tamamlayıcı ürünler olarak koleksiyonumuzda yer alıyor. 3 değişik tema ile çalıştığımız bu gruplarda da yine özel ölçü ve renklerde de üretim yapılabiliyor. En büyük avantajımız ise üretim esnekliğimiz.

Ürünleriniz ne gibi aşamalardan geçiyor?

Ürünlerimizin tamamı el işi ve doğal malzemelerle çalışmayı seviyoruz. Modellerimizi kendimiz oluştururuz ve üretim kalıplarını da kendimiz hazırlıyoruz. Hazır artistik sırlar kullandığımız gibi, kendi geliştirdiğimiz tekniklerle değişik efektli boyamalar da uyguluyoruz. Önce model üzerinde çalışırız ve üretip üretmemeye ekip arkadaşlarımla üzerinde konuşup tartışarak karar veririz. Daha model aşamasında ürünün nasıl kutulanıp sevk edileceğini de düşünür, öyle çalışırız. Her ay başı üretim planlaması yapılır. Özel üretim durumuna göre iş planımızı haftalık revize ederiz. Ürünlerimizin her birinin ayrı kutusu var ve oldukça korumalı bir paketleme sistemine sahibiz.

Müşteri portföyünüz nasıl?

Mobilya ve dekorasyon sektöründe Tepe Home, Doğtaş, Kelebek, N Design, Paşabahçe Mağazaları ile çalışıyoruz. Yurt içinde ve KKTC’de butik satış noktalarımız, iş ortaklıklarımız var. Yapı sektöründe mimar, iç mimar ve inşaat firmaları ile özel projelerde çalışıyoruz.

Tasarıma ve işçiliğe ağırlık veren özgün ürünler üretiyorsunuz. Ürünlerde tasarımın önemi nedir sizce?

Biz doğanın ikramlarını yaşam alanlarına taşıyarak hemen herkesin ulaşabileceği özgün tasarımlar oluşturmak üzere yola çıktık. Burada bizim için değişmeyen 2 temel ilke var: doğa ve insan. Kullandığımız malzemeleri iyi tanıyoruz. Küçük mobilya grubunu tasarlarken kullanışlı olmasını ön plana aldık. Örneğin gazetelik tasarlarken sehpa işlevi ekledik. Bu grupta öyle ürünler tasarladık ki hem kullanışlı hem de bulunduğu ortamda fark edilen, dönüp bakılan hatta dokunma hissi yaratan ürünler ortaya çıktı. Bu, doğal malzemenin uyumla kullanılışı ve yılların tecrübesinin bir sonucu. Dekoratif objelerimizde de genel zevke hitap ederken, doğal malzemenin cazibesini ön planda tuttuk. Aynı renk grubuna ait olmasa bile bir arada rahatça kullanılabilecek tasarımlar ortaya çıkarttık. Tasarımlarımıza aynı anlayışla devam edeceğiz. Değişiklik arayışımız bu ana ilkelerimiz çerçevesinde devam edecek ve ürün grubumuzu genişleteceğiz.

Yeni yıl hedefleri

Yeni yıla yeniliklerle girmeyi planlıyoruz. AOSB’deki üretim alanımızın içinde mevcut showroom alanımızı büyüterek sanatsal çalışmalarımızı ve yeni masif mobilya koleksiyonumuzu sergileyeceğimiz bir galeri oluşturuyoruz. Masif mobilya koleksiyonumuz içinde nostaljik öğeler barındırıyor. Eski sandıklar, şifoniyerler, tel dolaplar Stil44 tasarımıyla yeniden can buluyor. Kişiye özel üretim olanağı da sunacağımız koleksiyonumuz Aralık ayı başında hazır olacak ve satışa sunulacak.

Elçi’nin favorileri

Sizin sevdiğiniz üç tasarımınız hangileri?

Şans Küpü: Paşabahçe Mağazaları için üretiyoruz. Bana şans getirdiğine inandığım tasarımım.

Çintemani Duvar panosu: Geleneksele modern bir yaklaşım. Özellikle modüler tasarlandı. Bir modül de kullanabilirsiniz 10 modülde. Yatay ya da dikey, kişinin kendi hayal gücüne bıraktık.

Fosil Dresuar ve Ayna: Görünce dokunma hissi yaratan bu tasarımın her türlü dekorasyon trendinde kendine bir yer bulacağına inanıyorum. Ahşap ve seramiğin mükemmel uyumunu yakaladık.