Rullas Multimedia by Hakan Rullas

Eğer disiplin yoksa başarıya ulaşmak zor 

Bize biraz kendinizden bahseder misiniz?

1965, Ankara doğumluyum. Nereden nereye diyeceksiniz ama hayalim bilim adamı olmaktı. ODTÜ Fizik’i kazandım ve kafaya koydum; oradan da NASA’ya gideceğim. 1 sene sonra Coşkun Evcim ile tanıştık. İzmir Açıkhava Tiyatrosu’nda bir dans yarışması vardı. Coşkun’a dedim ki; “Biz Murat’la (Akkaya) sahnede robot dans şovu yapmak istiyoruz”. Dinledi kaseti biraz; “Bunun 5 dakikasını yapın arada renk olsun” dedi. Biz sahneye çıktık, halk o kadar sevdi ki 15 dakikalık şovu 5 kere yaptık. İşte biz o gün doğduk…

Tabii bir yandan okuyoruz, 21-22 yaşındayız daha hayatın ne olduğunu bilmiyoruz. Ben maalesef bilim adamı olma hayalimi bir kenara bırakmak zorunda kaldım ve sanat camiasına atıldım. O dönemde bilgisayarlar çıktı bir de… Sahneye çıkıyorduk, çıkışta diğer arkadaşlar eğlenceye giderken ben eve gidip bilgisayarın başına oturuyordum. Bilgisayara karşı böyle bir aşk vardı içimde. Hobi olarak bir şeyler çiziyordum, 3D’ye de o zaman başladım… Neyse, böyle devam ediyoruz derken bizim grup ayrıldı.

Kaç sene?

Biz 1986’da meşhur olduk, Eurovision’a çıktık TRT1’de. Ondan sonra da durdurak bilmeden ’92 – ’93 yılına kadar çalıştık. Bir ara ayrıldık ‘95’te yeniden birleştik. Bir-iki sene daha çalıştık. Toplamda bir 10 sene devam ettik. Nasıl tanıyorlar bilmiyorum ama hala sokakta imza isteyenler oluyor. Benim görünüşüm pek değişmedi herhalde, biraz yaşlandım tabii. Mutluyum bu ilgiden de. Velhasıl bir damga vurduk döneme ama benim bilim hayallerim kesildi tabi.

ODTÜ Fizik’ten sonra Komedi Dans Üçlüsü ondan sonra da multimedyaya…

Araştırmayı, geliştirmeyi çok seven bir insanım. Ne yapayım ne edeyim derken İstanbul’da prodüksiyon firması kurduk. Yönetmenlik olayımız başladı. Birçok önemli sanatçıya video klip çektim. MTV’de klipi yayınlanan ilk Türk yönetmen oldum. Deniz Arcak için bir klip çekmiştim; kendim çektim, kurguladım, montajladım ve bitirdim. O zamanlar Unkapanı piyasası pek bana hitap edecek bir yapıda değildi. İşten soğudum. Ondan sonra rahmetli annemin hastalığı ortaya çıktı ve İzmir’e geri döndüm. Zaten neden bilmiyorum ama İstanbul’u da pek sevememiştim.

Sonra, Murat burada bir mekanda sahneye çıkıyordu. “Grubu yeniden kuralım, sahneye çıkalım” dedi. Haydi bakalım tekrar başladık. Gündüzlerimiz boş oluyordu ben gene bilgisayarda bir şeyler yapıyorum, zaman geçiriyorum. Bir gün, Yeniasır’da çalışan bir arkadaşımla tanıştık. “Senin çok iyi tasarımların var neden reklam ajansı açmadın” dedi. “Ben ne anlarım reklamdan” dedim. “Bir marka var ona katalog yapalım seninle” dedi ve getirdi fotoğrafları. Ben oturdum ona bir broşür tasarladım. Hiç unutmuyorum; şirket broşüre bayıldı ve ben durduk yere para kazandım. Böylece böyle bir sektöre girdim. Birkaç marka daha geldi, yaptık falan derken iyice girdik sektöre. Daha sonra Alsancak’ta dergi kurduk. Magazini soktuk işin içine. 18 kişilik bir kadroyla devam ediyoruz falan ama ben hiç mutlu değilim. Ekiple beraber ilerleyemedim. Bana benim gibi, çözüm odaklı, işi götüren kişiler lazım. Öyle kişilere de ekip değil yol arkadaşı diyorum zaten. Diğer türlü birini kontrol etmen gerekince işi sen yapmış gibi oluyorsun. O sıralar Mesut Sancak Bey ile tanıştık. Çok iyi bir iletişim oluştu aramızda ve çalışmaya başladık. Katalogdu, şuydu buydu derken Folkart’la bir aile dostluğu oluştu. Birkaç proje yaptık derken en son bir mimarlık firmasıyla Folkart’ın Bornova Life projesinde garip bir şekilde anlaşamadık. Mesut Bey’le, Metin Bey’le hala görüşürüz ama ticari iş birliğimize ara verdik.

Rullas Multimedia ile ne gibi işler yapıyorsunuz?

3D mimari görselleştirme, film prodüksiyonları, fotoğraf prodüksiyonları, kreatif ajans hizmeti, iletişim ve marka danışmanlığı, web tasarımları ve visual effects. 3D dünyada şu an iyi bir markayız.

Özellikle inşaat sektöründe birçok başarılı projeye imza attınız. Bu sektörü siz mi seçtiniz yoksa sektör mü sizi seçti?

Folkart dönemi olumlu ve yorucu geçti. Sektörün önde gelen birçok firması ile çalışmaya başladım. Her zaman tek başıma çalıştığım için bazen taşıyabileceğimden fazla iş yüklendim. Bu beni biraz yıprattı. Daha sonra gelen teklifler doğrultusunda  İstanbul’a gitmeye niyetlendim ama İzmir inşaat sektörü beni bırakmadı. İzmir’i çok seviyorum. Benimde tercihim burada kalmak oldu. İnşaat sektöründe ilerlerken tabii iç mekanlardan dış cepheye kadar tasarımlar istenmeye başlandı. Tasarım yapmayı sevdiğim için iş bir şekilde ilerledi. Şimdi hem bir reklam ajansım hem de bir iç dekorasyon firmam var. Butik işler yapıyoruz daha çok. Konut ve ticari alanlar ile ilgili ciddi çalışmalar yürütüyoruz. Güzel bir ekibimiz, çözüm ortaklarımız var. Benim tarzım: Özgün, sade ve fonksiyonel.

Rullas Multimedia olarak ufukta yeni projeler var mı?

Şu an Katal Portmarin Mavişehir projesinin ilk etap lansmanını tamamladık. İkinci etap Eylül’de başlayacak. Katal İnşaat’la önemli iş birliğimiz var. Katal İnşaat İzmir’in en önemli arsa yatırımcılarından biri. Muhteşem yerlerde arsaları var. Biz bu arsaları güzel projeler ile değerlendireceğiz. Çağdaş, yenilikçi ve teknolojik çözümler ile ilerleyen bir vizyondayız. Katal İnşaat’ın sahibi Mustafa Erdem Bey ve Abdullah Erdem Bey gördüğüm en vizyoner iş adamlarından. İyi fikir ve kaliteli prodüksiyonlara olumlu bakıp yolumuzu açıyorlar. Bu anlamda çok mutluyum.

Son olarak; medya dışında sektörlere de yatırım planlıyor musunuz?

Rullas Interior Design şu anda yeni doğdu ve emin adımlarla ilerliyor. Ayrıca film prodüksiyon konusunda ciddi yatırımlar yaptım. Edindiğim tecrübeye göre bu sektörde de açık var. Ben başarıya giden yolda disiplini çok önemli bulurum ve bu ilkeyle çalışırım. Disiplin yoksa başarıya ulaşmak zordur…