Radyonun En Canlısı Doğan Canlı Yayında

Bize biraz kendinizden bahseder misiniz?

Doğancan Özadlı. 13 yaşından bu yana hayatını radyoyla kazanan, iş hayatına erken atılmanın büyük avantajıyla henüz çok yaş almamışken 14 yıllık bir meslek tecrübesi edinmiş bulunan biriyim. Radyo programlarım dışında eşzamanlı olarak medya sektörü içerisinde farklı alanlarda da kendime bir şeyler katmaya çalışıyorum. Şu sıralar ulusal bir televizyon programında her gün yayınlanan bir yarışma programının dış sesi olarak radyoda olduğu gibi yine sesimle emek veriyorum.

Radyo kariyeriniz nasıl başladı ve nasıl bu noktaya geldi?

Aslında tamamen tesadüf. Number One Medya Grubu’ndaki yönetmenlerden kurgu, montaj işleri ile ilgili bir şeyler öğrenmek üzere gitmişken kendimi birden radyoda asistan olarak buldum. Bu konuda herhangi bir idealim yoktu ama sanırım tam o sırada kader benim için ağlarını örmeye başlamıştı. Bu konuda kendimi çok şanslı hissediyorum. Çünkü bazen bazı şeyler için çok sarf ederiz ama istediğimiz gibi gelişmez, bazen de benim hikayemde olduğu gibi kendinizi birden bir şeylerin ortasında bulursunuz. Tabi bende çok mesai harcadım ve kendimce güzel bir temel attım. Son 7 senedir de sabah ve akşam Radyo Viva’nın ‘drive time’ yayınları bana emanet.

Türkiye’nin en çok takip edilen radyo programcılarından birisiniz. İnsanları size bağlayan ne sizce?

Çok süslü cümleler ya da herhangi bir formül söyleyemem. Her yayınımı yaparken “yayınımı şu an radyoda konuşan değil de dinleyen olsaydım dönen muhabbet, konuşulanlar ilgimi çeker miydi?” diye sorgulayarak devam ettirmeye çalışıyorum. İnsanların beğenisine tabi her işte böyledir; güzel şeyler işittikçe kendinizi çok önemli biri gibi hissetmeye başlarsınız ama günün sonunda o işlerin o kadar da kolay olmadığını görürsünüz. Otokontrolü elden bıraktığınız an ise geçmiş olsun. Asistan olduğum dönemlerde yanında işi öğrenmeye çalıştığım radyocu büyüklerime çay taşırken ki anlarımı hatırlayıp kendimi dizginliyorum. İşin mutfağından geliyor olmak çok büyük bir öğreti sağlıyor.

Genel yargı radyonun değerinin düştüğü yönünde. Öyle mi gerçekten?

Bir dönem, özellikle sosyal medyanın yeni yeni yaygınlaştığı takribi 10 sene evvelinde böyle bir algı oluşmuş olabilir fakat zamanla insanlar da samimi olanın daha ilgi çekici olduğunu idrak etmiş olmalı. Ne yazık ki kötü yönetilen radyoların da buna çanak tuttuğu bir gerçek. Format yayını, yani neredeyse tamamen müzik çalarak yapılan yayın, radyo ve radyo programcılığı kültürüne, doğasına aykırı. Gerçek radyo dinleyicisi kendinden bir şeyler duymak ister bu yüzden gerçek hayatın içinden şeyler sunmak gerekir. Radyoda yayın yapan insanlar bir televizyon sunucusu ya da bir yazar gibi takipçisine mesafeli değildir. Çoğunlukla işlere gidilirken yol arkadaşı, çalışırken iş arkadaşı, hasta yatağındayken moral kaynağı, dersine çalışırken ya da spor yaparken motivasyonudur radyo programcıları. Velhasıl, eksik olmasın, dinleyicim bana kendimi her daim değerli hissetmiştir.

Son dönemin en tartışmalı konularından biri de sansür. Radyoda sansür ne durumda? Sizin sansür görüşünüz nedir?

Sansür artık ne yazık ki hayatın her alanında. Kimsenin kişisel alanına saldırıda bulunmadığı sürece bu özgürlük ortamının yok olması çok üzücü. Benim en büyük idolüm Seyfi Dursunoğlu. Yaşayan efsane Huysuz Virjin’in bu konuda ötekileştirilmesi ve bu değerden mahrum kalmamız da bahsi geçen sansürün sonucu. Bir kalıba sokulmak, hayat görüşlerinin engele takılması elbette tasvip edilecek iş değil. Radyo da bu konuda konjonktüre uyum sağlamazsa oyun dışına çıkar haliyle. Daimi dinleyenler bilir; doğru bildiğimi her zaman savunurum, konuşurum ama bunu yaparken kimseyi kırmadan uygun bir dil kullanmaya özen gösteririm. Bu yüzden sansür aslında doğrudan beni çok etkilemiyor çünkü bir şeyi ifade etmenin onlarca yolu var ve bu işi hakkını vererek yapanlar da taşı gediğine koyabilenler oluyor.

Franchise Market Türkiye
Üç ayda bir basılarak kitabevlerinden sanayi odalarına, beş yıldızlı otellerden havalimanlarına kadar birçok noktaya ulaşıyor. Hazırladığımız kaliteli, zengin içeriklerle ve ortak platformda buluşturduğumuz markalar, tedarikçiler ve yatırımcılarla franchise sektörüne hız veren ve ileriye taşıyan katma değerler yaratıyoruz ve daha fazlasını yaratmak için çalışmalarımızı sürdürüyoruz.