Pandemi Döneminde Ticari Mekân Tasarımı

2020’nin ilk aylarından itibaren tüm dünyanın gündeminde olan ve hayatlarımızı temelden etkileyen COVID-19 pandemisi halen devam etmekte. Etkili bir aşının ve tedavinin bulunmasını beklerken hayat yavaş da olsa eski seyrine dönmek durumunda. Algımızın ve önceliklerimizin değiştiği, yeni normal olarak adlandırılan bu sürece kendimizi adapte ederken bir yandan da yaşadığımız ve özellikle toplum olarak ortak kullandığımız alanları da yeni düzene adapte etmeliyiz. Şüphesiz ki, salgından en çok etkilenen alanlardan biri de ticari mekanlar oldu. Özellikle gıda sektöründe hizmet veren, restaurant, cafe, bar tarzı mekanlar pandemi öncesinde insanların bir arada, herhangi bir tedirginlik hissetmeden gidip uzun vakitler geçirdiği mekanlardı. Ancak mevcut durum ile birlikte bu yerler virüs bulaşma riskini arttırabileceği için çok fazla tercih edilmemeye başladı. Bu mekanların ekonomik olarak sıkıntıya girmesini önlemek ve insanlara tekrar güven içinde sosyalleşebilme alanları tanımlama aşamasında bizim gibi mimarlık ofislerine büyük iş düşmekte. Bu alanların tasarımının doğru yapılması her türlü durum ve ihtiyaca göre şekillenmeye esnek olmasını sağlarken tasarım değerlerinden de ödün verilmemesine olanak sağlıyor. Biz ofis olarak bunun başarılabilmesi için disiplinler arası bir çalışma yürütülmesi gerektiği düşüncesindeyiz. Mekanların tasarımında sadece görsellik değil mekânsal kurgunun da en iyi şekilde yapılması büyük önem taşımaktadır. Süregelen pandemi zamanında kapalı alanlar yerine açık havada zaman geçirmek birçok kişi tarafından tercih edilmekte. Bunun etkisiyle, özellikle ticari mekanlarda, eğer imkanlar dahilinde ise iç mekân yerine dış mekân kullanımının artmış olduğunu görmekteyiz. Dış mekân kullanımının mümkün olmadığı durumlarda, iç mekân tasarımının mevcut durumda güvenli kullanıma adapte hale getirilmesi gerekmektedir. Bilim insanlarının önerileri göz önünde bulundurularak kapalı alanların havalandırmasının doğru bir şekilde ve sık olarak yapılması oluşacak risk seviyesini düşürmektedir. Doğal havalandırma ve güneş ışığının yetersiz olduğu alanların yapay havalandırma ile desteklenmesi gerekli olacaktır. Bu durumda, iç mekanların havalandırması mekân büyüklüğü ve gerekli hava akımına göre özel olarak ayarlanmalıdır. Teknik önlemler ve değişiklikler haricinde mekanlarda fiziksel/mekânsal düzenlemeler de yapılmalıdır. Mevcut durum göz önünde bulundurularak müşteri ve çalışanların güvenliğini sağlamak öncelikli amaç olmalı, bu iki grup arasındaki temas minimalize edilmelidir. Gel-al ve paket servis hizmetlerinin arttığı bu dönemde, paketleme ve hazırlama alanı ile teslimat alanı ayrılmalı, bu hizmet için gelen kişilerin mekandaki kişilerle teması en aza indirgenerek hizmet almasına olanak sağlanmalıdır. Çalışanların hijyen alanı müşterilerinkinden ayrı tutulmalıdır. Yayınlanan birçok COVID-19 sonrası kılavuzlarında da belirtildiği gibi dışarıdan gelen müşterinin iç mekânda erişebileceği alanlar sınırlandırılmalı, dışarıdan içeri giriş anında hijyen ve dezenfeksiyon noktalarına yer verilmeli, bu işlemler sonrasında oturma alanlarına erişimleri mümkün kılınmalıdır. Uzun bir süreç olacak yeni normalde bu önlemlerin standart bir dezenfektan şişesinden öteye gitmesi ve tasarımın bir parçası olması mekân kalitesini bir üst seviyeye taşıyacaktır. Sosyal mesafenin çok önemli olduğu kapalı alanlarda sosyal mesafe kurallarına dikkat edilmeli ve mekân içinde kişilerin birbiri ile teması minimum düzeye çekilmelidir. Bu noktada sadece masaları birbirinden uzaklaştırmak yerine daha tasarımsal bir dil ile soruna cevap aranmalıdır. İç mekanlarda seperatör kullanımı, mobilya tasarımlarında yapılacak olan eklemeler ya da değişimler ile yeni düzene uygun tasarımlar hayata geçirilmelidir. Halihazırda ülkemizde ve yurtdışında örneklerini görmeye başladığımız, transparan malzemeden yapılan fanus tarzı özelleşmiş bölmelerin mekanlarda kullanılması ilk başta kulağa hoş gelmese de doğru tasarımla mekânı keyifli hale getirebilir. İçindeki kişilerin çevre ile görsel temasını kesmeden güven duygusunu arttırması bir tercih sebebi olabilir. Sadece bir örnek olan bu uygulamanın kalıplaşmaması, bu tasarımdan ilham alınarak yenilikçi ve tasarımsal çözümler ortaya konmalıdır. Biz ofis olarak tasarımın mekâna özgün olması gerektiğini düşünüyor, yeni normalin koşullarına uygun bir şekilde tasarımlarımıza devam ediyoruz.