‘Özbek mantısını Türk halkına tanıtmaya kararlıyız’

Bu hafta Marka Portresi’nde cesaret dolu bir başarı hikayesi var. Şehnaz Özbek Mantısı Kurucuları Şehnaz Sönmez ve eşi Doğan Sönmez’in ülkelerin, şehirlerin sınırlarını aşan girişimcilik ve yemek tutkusu İzmirliler ile buluştu. “Sırf bizim mantılarımızı tatmak için bir buçuk-iki saatlik yoldan gelen müşterilerimiz var” diyen Şehnaz Sönmez, franchise vermek için hazırlıklar yaptıklarını belirtti.

Şehnaz-Doğan Sönmez
Şehnaz Özbek Mantısı Kurucuları

Rusya, Özbekistan, Türkiye… Ülkelerin sınırlarına sığmayan bir hikayeniz var. Bize biraz hikayenizden ve Şehnaz Özbek Mantısı’nın kuruluşundan bahseder misiniz?

Tam 16 sene önce başladı bizim hikayemiz… 2004’te Rusya’da tanıştık ve birbirimize arkadaş, sırdaş, dert ortağı, en çokta sevgili olduk. Belki ilk görüşte aşk değildi bizimkisi ama birimizin hüznüyle, eksiklikleriyle, sevgisiyle tamamlandık. Tüm hayallerimizi yaşadığımız, kalbimizle güldüğümüz hayat arkadaşlığına ilk adımımızı attık ve 2006 yılında Özbekistan’da düğün yaptık. Eşim bizim ailedeki ilk yabancı damat, ben onların ailesindeki ilk yabancı gelin oldum. Düğünden sonra Türkiye’ye döndük, Türkiye’de de düğünümüz oldu. Çok mutluyduk, düğünümüz çok güzel geçti. Kendi evimize geçtik ve eşim Doğan’a ilk yemek yaptığım gün dün gibi aklımda. Her şeyin ilki unutulmaz ya hani… Buharda etli mantı yapmıştım, bayılmıştı. Evimizde ağırladığımız bütün akrabalarımıza, arkadaşlarımıza da çuçvara çeşitlerini yaptım, bayıldılar. Bu işin üzerine bir yer açmamızı tavsiye ettiler bize ve bizde bunun üzerine hayaller kurmaya başladık.

İş kurmak için hiç bilmediğiniz, daha önce yaşamadığınız İzmir’e gelmek büyük bir risk değil miydi?

Görümcem ve eşi İzmir’de yaşıyorlar. Bu işin İzmir’de daha güzel olacağını söylediler. Bizde bunun üzerine çok düşündük ve İzmir’e taşınmaya karar verdik… Bilmediğimiz bir şehre korku, endişe, heyecan, birazda mutluluk içinde kendi işimizi kuracağımız bir yolculuğa çıktık. Doğrusunu söylemek gerekirse hiçbir şey kolay olmayacaktı bizim için çünkü her şeyi sıfırdan başlayacaktık, ister istemez endişe içerisindeydik… Gelir gelmez bir dükkan tuttuk, tadilatı, eşyaları derken sonunda beklediğimiz gün geldi… Küçük bir işletme açtık, her şeyiyle bize ait olan, hayallerini kurduğumuz, çokça emek verdiğimiz bir yer.

Normalde ne iş yapıyordunuz? Bir anda nasıl bir marka kurmaya cesaret ettiniz?

Ben ev hanımıyım, eşim baklava ustası. Bizim memlekette düğünlerde mantı yaparlar. Annem de bu işin ustasıdır, düğünlere gider mantı yapardı. Evde kaldığı salı günleri de bizim evde istisnasız hep hamur işi; buharda mantı ya da çuçvara çeşitleri yapılırdı. Annem yaptıkça bende merak ederdim, böylelikle onunla birlikte yaparak öğrendim. Düğünümüzden sonra evimize ağırladığımız akrabalar, arkadaşlar buharda mantıyı tattıkça burada yok böyle bir lezzet neden bunun üzerine bir iş kurmuyorsunuz dediler bizde. Bunun üzerine kendi markamızı kurmaya, Özbek mantısını Türkiye’de herkese tattırmaya karar verdik.

Türkiye’de Kayseri mantısı ya da Sinop mantısı çok ünlüdür. Özbek mantısının farkı ne?

Hamur işi özellikle de mantı, nerenin yöresine ait olursa olsun çok emek ister. Bunların içinde Özbek mantısını farklı kılan her bir işleminin ayrı ayrı emek istemesi. Hamurunun inceliği, etinin bol ve doğranmış olması, mantının şekli, görüntüsü… Bunların üzerine buharda pişmesi ayrı bir lezzet katıyor.

Menünüzde hangi çeşitler var? Donuk mantı satışı yapıyor musunuz?

Menümüzde buharda pişen etli mantı ve çuçvara çeşitlerimiz; kıymalı, balkabaklı mantarlı, patatesli, otlu peynirli, kızarmış veya haşlanmış olarak mevcut. Otlu peynirli çuçvara mantımızın hamurunu tamamen ıspanağın suyundan elde ediyoruz, iç harcı 3 çeşit peynirden oluşuyor. Mantılarımızın hiçbirinde kesinlikle katkı maddesi ve benzeri hiçbir şey kullanmıyoruz. Evet, donuk halde çuçvara mantı çeşitleri satışımız var.

Şube açmayı düşünüyor musunuz? Franchise sistemine geçme planınız var mı?

Evet, bizde her işletme gibi zamanla biraz daha büyümek yeni bir şube daha açmak istiyoruz. Sırf bizim mantılarımızı tatmak için bir buçuk-iki saatlik yoldan gelen müşterilerimiz var. Dolayısıyla bu durum bizi onlara daha yakın olmak ve mantılarımıza daha fazla insanın ulaşabileceği orta bir yerde yeni bir şube açmaya teşvik ediyor. Uzun zamandır bizden franchise isteyen müşterilerimiz var. Biz sağlam bir altyapı oluşturmadan franchise sistemine girmek istemedik ama salgından sonraki ilk planlarımızın arasında çalışmalarımıza imalat kısmından başlayarak, müşterilerimizle iletişime geçmek var.