Müzik İmparatorluğundan Gıda İmparatorluğuna Tatlıses Gıda

Franchise Market Türkiye okuyucularının aşina olduğu bir isim olsanız da önce kendinizden ardından Tatlıses Gıda ile yollarınızın nasıl kesiştiğinden kısaca bahseder misiniz?

40 yaşında, evli ve bir çocuk annesiyim. Halkla İlişkiler Bölümü mezunuyum. Tatlıses Şirketler Grubu bünyesinde bulunan organizasyon ve tanıtım firmasında yaklaşık 20 yıl önce çalışmaya başladım. Zaman içerisinde kurumun diğer firmalarında da görev aldım. İbrahim Bey’in Tatlıses Gıda bünyesinde çiğ köfte ve lahmacun bayiliği verme kararı ile 7 yıldır genel koordinatör olarak görev almaktayım.

Tatlıses Gıda’nın ardında İbrahim Tatlıses gibi halkın güvenini kazanmış birinin olmasının markaya etkileri nelerdir?

Kuşkusuz İbrahim Tatlıses isminin bir marka olması, halkın güvenini ve sevgisini kazanmış bir insan olması; aynı doğrultuda ürettiği her şeyin, her ürünün bilinirliliğinin olmasına, kaliteli olmasına ve güvenilir olmasına etken olmuştur.

Çiğ köfte denildiğinde artık birçok ismi pazarda görebiliyoruz ve her geçen gün bu isimlere yenileri eklenmeye devam ediyor. Böylesi bir rekabet ortamında Tatlıses Çiğ Köfte’nin farkı nedir?

Çiğ köfte fabrikamızın kurulup üretime başlamamızla lezzetini tüketicinin beğenisine sunduğumuz ilk günden bugüne kadar diğer firmalardan farkımız ürünümüzün tamamen katkısız, doğal ve aslına has üretilmesi ve en kaliteli hammaddeyi kullanmamızdır. Bunu da Türk Standartları Enstitüsü’nün 2013 yılında çiğ köfte kriterini belirlerken, bizim ürünümüzün reçete içeriğini temel alarak hazırlamasıyla kanıtlamış olduk.  İbrahim Bey’in de dediği gibi; kendisinin yemediği hiçbir şeyi yedirmiyoruz.

Tatlıses Gıda’nın bugüne dek sunduğu farklı konseptler bulunuyor. Her birinde ayrı başarı yakaladığınız bu konseptleri okuyucularımızla paylaşır mısınız?

Üç farklı konseptte müşterilerimize hizmet veriyoruz: Tatlıses Lahmacun, Tatlıses Çiğ Köfte İşletmeleri ve Tatlıses Kebap olarak… Tatlıses Kebap restoranlarımızın tamamı kendi bünyemizdedir ve İbrahim Bey’in ve ailesinin işletmesine aittir. Bu konseptimizin bayiliğini vermiyoruz. Yoğun bir talep gelince kebaba alternatif olarak lahmacun bayiliği, fast-food konseptiyle vermeye başladık. Çiğ köfte konseptimiz ise tamamen küçük işletme şeklinde çiğköfte ve donuk ürünler içermektedir.

Yurtdışı projeleriniz her defasında oldukça ses getiriyor. Şu an yurtdışında kaç şube ile hizmet veriyorsunuz ve bu yıl içerisinde yeni şube haberleri alacak mıyız?

Avrupa’da birçok ülkeden yoğun talep alıyoruz. Bunları değerlendirirken her ülke genelinde master franchise sistemi ile ilerliyoruz. Şu an master franchise sistemi ile Hollanda’nın 5 ayrı şehrinde şubelerimiz bulunmaktadır. Aynı sistemle Avusturya’da da şubelerimiz olması için çalışmalarımız var. Bu şubelerden ilki önümüzdeki günlerde Viyana’da açılmış olacak.

Tatlıses Gıda bünyesinde yer alan markaların franchise koşulları hakkında bilgi verir misiniz?

Çiğ köfte konseptimiz küçük işletme olup yatırım maliyeti 15.000₺ ile 25.000₺ arasındadır. Lahmacun konseptimizin isim hak ücreti ve proje çizim bedeli hariç m2 ve iç yapısına göre ortalama yatırım maliyeti 150.000₺ – 250.000₺ arasındadır.

Özlem POLAT’ın Tatlıses Gıda çatısı altında hedefleri nelerdir? Tatlıses Gıda’da görevinizi sürdürdüğünüz süre zarfında sizin kişisel olarak hedeflerinizden bahseder misiniz?

Türkiye’nin en önemli değerlerinden biri olan sadece ülkemizde değil dünyaya mal olmuş bir imparatorla çalışmak, onun bünyesinde yer almak, yolunda ilerlemek benim için ne kadar büyük şans gurur ve onur ise bu sorumlulukla hata yapmamaya çalışmak bir o kadar zor ve stresli bir durum… Kişisel olarak en büyük hedefim; öncelikle markayı korumak ve kalitemizden ödün vermeden büyümektir.

Özellikle son zamanlarda ekonomideki dalgalanmalar birçok sektörü etkiledi ve bazı sektörlerde bu etki hala devam ediyor. Siz kendi sektörünüz açısından durumu değerlendirdiğinizde ortaya çıkan manzara nedir?

Ekonomide yaşanılan dalgalanmalar diğer sektörler gibi elbette ki gıda sektörünü de çok etkilendi. Hammaddede kullanılan ürünlerin hızlı ve yüksek fiyat artışı ile ürün maliyet fiyatlarında ciddi bir yükselme oldu. Bizler üretici firma olarak bu artış oranın hepsini bayiye yansıtamıyoruz, bununla beraber bayide tüketiciye yansıtamıyor. Neticede piyasa şartları ve alım gücü ile doğru orantılı ilerliyor. Ama bu sürecin geçici olduğunu inanıyorum… Bu kapsamda hükümetimizin üretime önem vererek ve doğru hamleler yaparak ekonomiyi dengede tutacağını düşünüyorum…

Tatlıses Gıda denilince akla gelen o kendine has lezzeti nasıl tüm şubelerinizde standart hale getiriyorsunuz?

Ürünlerimizin standart ve değişmez halde üretilmesi ve tüm bayilerimize bu şekilde ulaşmasının yanı sıra; her ürün çeşidinde aynı ve kaliteli hammadde kullanılması bizim önceliğimizdir. Bununla birlikte üretim aşamasındaki detaylı kontroller, saklama ve depolama koşulları, soğuk zincir lojistiği ve bu konulardaki hassasiyetimiz ortadadır. Bu detaylı çalışma şekli sayesinde Türkiye’de ve Avrupa’da bulunan tüm şubelerimize, fabrikamızda ürettiğimiz ürünlerin hepsinin aynı kalitede ve lezzetle olmasını sağlayabiliyoruz.

Tatlıses Gıda’nın bugün toplam şube sayısı nedir? Bu yıl içerisinde planladığınız rakam hakkında bilgi verebilir misiniz?

Türkiye genelinde 260 bayimizle müşterilerimize hizmet vermeye devam ediyoruz. Amacımız ürünlerimizin kalitesinden ödün vermeden, mevcut piyasa şartlarında şubelerimizin devamlılığını sağlamak ve 2019 yılı içerisinde bünyemize 50 yeni bayi katmaktır.