MEKAN TASARIMLARINDA KURUMSAL KİMLİK

Günümüzde kullanıcının önünde tüketilecek alternatifler çoğalmışken, farklılaşarak önde olmak her kurum için hedeftir. Tercih edilen bir yer elde etmek isteyen kurumlar çalışanlarına, ortaklarına, rakiplerine ve müşterilerine kendilerini anlatırken bir şekilde farklı ve en iyi olduklarını göstermek durumundadırlar. Kurumların ifade biçimlerinde kullandıkları öğeler kurum kimliğini; ortakların marka adına yükledikleri anlamlar, verdikleri değer ise marka imajını oluşturur. Tüm kurumlar bu anlamda, kendini doğru ifade etmeyi, daha iyi olmayı ve destekçilerinin belleklerinde seçkin bir konumda bulunmayı tercih eder. Örneğin; ürün paketlemeleri, satış stratejileri, görsel unsurlar, reklamlar gibi ögeler kurumun marka imajını benimsetmede etkendir. Bunların yanında kurumun iç mekânı, mimarisi, cephesi gibi kurum yapısına ait veriler de kimliği ve imajı etkileyen unsurlardandır. Doğru bir anlam aktarımı için kurum kimliği analizinin yapılıp mekâna yorumlanması gerekmektedir. Bu konuya yönelmemin ve yazmamın amacı kurum kimliği ve kurumun mekân tasarımı arasındaki ilişkiyi incelemek ve güncel bir örnek ele alınarak değerlendirmektir. Kurumsal bir firmanın iç mekânı nasıl olmalıdır? Kimlik mekâna nasıl yansımalıdır? Görsel tasarım kimliği ne şekilde algılatmalıdır? Kimlik adına tasarımın sınırı ve boyutu nedir? Bu soruların cevaplarını bu yazımda vermeye çalışacağım. Yazımın firmalara ışık tutan bir yol gösterici olmasını amaçlıyorum.

Peki, kurumsal kimlik nedir? Kurumsal kimlik; “bir şirketin kendisinin nasıl tanındığına ve insanların şirketi nasıl tanımlamasına, hatırlamasına ve anlatmasına izin verdiği bir kurum politikasıdır. Mimari ve mekânsal araçlar; mimari kimlik, cephe tasarımı ve bunun yanında malzemeler, tabelalar, iç mekân duygusu ve malzemeler, iç ve dış aydınlatma, mobilyalar, çalışma birimleri, kalıcı ve geçici mekân kurma ögeleri, endüstri tasarımı ögeleri, mobil elemanlar, mekân düzeni ilkeleri gibi ögelerden oluşur. Başarılı görsel kimlik çalışması olan kurumlar, hatırlanan ve güvenilen kurum konumuna gelmektedir. Mimari ve iç mimari tasarım temel kullanım işlevinin yanı sıra, bir anlam iletmek, bilgi aktarmak ve iletişim işlevini de üstüne alır. Kuruluşlar mimari ve iç mimari tasarımlarını oluştururken, sahip oldukları kimliği iletmek için görsel uyaranlara ihtiyaç duymaktadırlar. Görsel kimliği ortaya koyan en önemli tasarım elemanları renk, malzeme, doku, formdur. Kurumların mimari ve iç mimari kimlikleri, kurum kimliğini iletebilecek işlevsel, estetik ve sembolik fonksiyonları yerine getirecek şekilde oluşturulmalıdır. Bu sebepten mimari ve iç mimari kimlik tasarımlarında malzeme seçimi ve malzemenin estetik ve teknik kullanımı, renk, doku ve biçimlerin kombinasyonu değer kazanmaktadır.

Umberto Eco’nun söylediği bir sözü burada kullanmak çok yerinde olacaktır: “Mimariye sadece fonksiyonel nitelikler yükleniyor ancak iletişimsel anlamda mimari yapılar birer mesaj iletme aracıdırlar.” Biz mimarlık ofis olarak marka yaratırken işlevselliğin yanında mekânın vermek istediği mesajı da önemsiyor ve bunu mekânın her öğesiyle yansıtmaya çalışarak menü tasarımından tutun kullanılan peçeteye kadar en ince detaylara önem vererek işverenin istediği ve hayalindeki oluşumu yaratmaya özen gösteriyoruz ki bu bize çok büyük zevk veriyor. Son yaptığımız projelerde bize bu amaçla gelen ve sıfırdan bir mekan yaratmanın ve bunu hayata geçirmenin verdiği hazzı hiçbir şeyin karşılayacağına ofis olarak inanmıyoruz.