Master Franchise Yol Haritası

Markalar girmek istedikleri pazarlarla ilgili hazırlıklarını önceden tamamlamalı

Franchise sisteminde kurumsal olarak çalışan, markalara sistem kurma, franchise satış, pazarlama ve lokasyon desteği veren İngiltere Merkezli The Franchise Company yöneticileri ile markaların yurt dışı pazarına açılımlarını konuştuk.

Son zamanlarda Türk şirketlerinin yurtdışına olan açılımlarını nasıl değerlendiriyorsunuz? Bu ilginin nedeni sizce nedir?

Türk markalarının yurtdışı açılımlarındaki artışı birkaç etkene bağlamamız mümkün. Türkiye’nin son yıllarda politik düzeyde yeni pazarlar oluşturmak için yaptığı atılımlar, iş adamlarımızın daha vizyoner bakış açısı geliştirmesini destekledi. Artık Türk markaları için bütün dünya potansiyel bir pazar. İletişim kanallarının gelişmesi ve dijitalleşme de markalarımızın yurtdışında daha etkin faaliyet göstermesini kolaylaştırdı.

Diğer bir etken ise yurtdışına yerleşen Türk nüfusun Türkiye’den marka getirme konusunda istekli olması. Özellikle İngiltere’de Türk markalarının sayısının son 1 yılda hızla arttığını gözlemliyoruz.

Başka bir sebep de yurt içinde belirli bir pazar olgunluğuna erişen markalarımız büyümek için artık yurtdışı pazarlarını değerlendirmeyi tercih ediyor. Ayrıca ürün ve hizmetler konusunda yurt dışı piyasalar ile rekabet edebiliyoruz. Türk ürünlerinin talep görmesini de önemli nedenlerden biri olarak değerlendirebiliriz.

Yurtdışına açılırken en sık yapılan hatalar neler?

 Alıcının yönettiği müzakereler maalesef en sık karşılaştığımız hata oluyor. Yeter ki franchise vermiş olalım yaklaşımıyla yanlış adaylara, marka için dezavantajlı franchise sözleşmeleri ile marka teslim ediliyor, sonra yaşanan pişmanlıklar ise kimi zaman telafi edilemiyor. Tam tersine hazırlıksız olma hali profesyonel alıcılar tarafından amatör olarak değerlendirebilindiğinden belki de marka için büyük bir fırsat olabilecek iş birliği şansları kaçırılıyor.

Diğer bir hata ise yurtdışında franchiseelere yeterli destek verilmemesi. Merkez bu konuda bir yapılanma içine girmediğinde franchiseenin başarısı ihtimallere kalıyor.  Maalesef bu durum o kadar sık görülüyor ki, özellikle körfez ülkesi yatırımcıları bu konuda yaşadıkları kötü deneyimlerden ötürü Türk markalarına biraz çekince ile yaklaşıyorlar ve maalesef Avrupalı markaları bu anlamda daha güvenilir buluyorlar. Burada strateji devreye girmeli diyoruz. Pazar bize uygun mu? Biz pazara uygun muyuz?

Yurt dışı yatırımından önce mutlaka incelenmeli dediğiniz bir öneriniz var mı?

Kesinlikle: Hizmet İhracatçıları Birliği, Turquality programları, KOSGEB destekleri, devlet destekleri, hedef ülkelerde şirket kurma prosedürleri mutlaka incelenmeli…

Yurtdışına master franchise vermek isteyen şirketler nasıl bir yol haritası çizmeli?

 Markalara tavsiyemiz; gitmek istedikleri pazarlarla ilgili hazırlıklarını önceden tamamlamaları. Yani; “hangi ülkede markam/ürünlerim için nasıl bir potansiyel var, rakiplerim kimler, benim nasıl bir büyüme stratejim olmalı, master franchiseede aradığım nitelikler ne, hangi şartlarla iş birliği yapacağım” gibi soruların cevapları o pazarda bir master franchise görüşmesi yapmadan evvel masada hazır olmalı. Bu konuda firmaların profesyonel destek almalarını tavsiye ediyoruz. Her pazarın ayrı dinamikleri olduğunu unutmadan pazarlar mutlaka incelenmeli ve ona göre bir iş planı yapılmalı.

Türk markalarına en çok hangi ülkelerden ilgi var?

 En büyük ilgi halen GCC ülkelerinden geliyor. Bu bölge ile uzun yıllardır süren ticari ilişkiler, bölgede Türk algısının güçlü olması, kültürel ortaklıklar, bölge insanının markalarımıza ilgisini yüksek tutuyor. Özellikle Orta Avrupa ve Doğu Avrupa pazarı hedef pazarlar arasında sayabiliriz. Turist popülasyonu yoğun Avrupa ülkeleri, marka bilinirliği ve konumlandırma anlamında yatırım yapılabilir bölgeler olarak planlanabilir. Kendi içinde marka algısı ve hedef kitle, pazar ihtiyaçları iyi değerlendirilmeli.