Krizin Üstesinden Gelmede İnsan Kaynakları Politikaları

Yaşanan kriz, içerisinde fırsatlarda barındırıyor olabilir.  

İnsan kaynakları yönetimi işletmelerin en önemli birimlerinden biridir. Kriz dönemlerinde, kriz yönetiminin önemli bir boyutunu oluşturduğundan daha da önem kazanmaktadır. İşletmelerin insan kaynağı krizin önlenmesinde, aşılmasında ve sonrasındaki yapılanma çalışmalarında en önemli stratejik faktörüdür. İnsan kaynakları politikalarının işletmelerin üretim faktörü olan çalışanlar üzerindeki etkileri, insan kaynakları politikalarının aynı zamanda insani sonuçlar doğurabileceğini göstermektedir.  Kriz dönemlerinde uygulanacak insan kaynakları politikaları önemli bireysel, örgütsel ve toplumsal sonuçlar doğurabilir. İşletmelerin kriz öncesi ve kriz sırasında uyguladıkları insan kaynakları yaklaşımlarından yola çıkılarak, krizlerin insan kaynakları süreçleri üzerindeki önemli etkileri olmaktadır. Krizler her büyüklükteki işletmeyi ve insan kaynakları süreçlerini etkilemekle birlikte, bu etkilerin boyutları farklı olabilmektedir. Krizlerin olumsuz etkilerini azaltmak ve olumlu sonuçlara yol açacak şekilde yönetmek ise önemli bir avantaj olarak görülmektedir. Kriz genel anlamda, işletmelerin normal işleyişini, düzenini bozan acil bir durumdur. Birçok tetikleyicisi olan krizler zamanında algılanıp ve önlenemedikleri zaman işletmelere, dolayısı ile topluma büyük zarar verebilir.

İşletmelerin kritik olayların ve kriz durumlarının çalışanlar, aileleri ve toplum üzerindeki etkisine daha fazla dikkat etmesi gerekir. Çalışanlar olmadan iş kurtarma gerçekleşemez. İnsan kaynaklarının işlevi, yalnızca krizden etkilenen çalışanların refahını ve güvenliğini korumada değil, aynı zamanda kurumsal sürdürülebilirliği desteklemede de önemli bir role sahiptir. Ne yazık ki, kriz yönetimi planlamasındaki kritik hatalardan biri, işletmelerin dikkatleri ve çabaları daha çok sistemleri, operasyonları, altyapıyı ve halkla ilişkileri güçlendirmeye odaklanma eğilimi üzerinedir; insan sorunları ve endişeler listesinde en son sırada gelmektedir.

İşletmelerin içinde bulunduğu kriz durumu, çalışanların da psikolojisini etkileyebilmektedir. Çalışanlar arasında huzursuzluk, söylentiler ve işsiz kalma korkusu gibi etmenler çalışma ortamında gerginliği artırabilir. Buna üst yönetimin karar alırken tek başına hareket etmesi de eklendiğinde, gergin bir çalışma ortamı oluşacaktır. Bu ortamda verilen talimatlar, yapılması gereken işler aksamasına neden olmaktadır. Aynı zamanda bu durum işletmenin krizi atlatabilmesi için zorlayıcı bir etki oluşturur. İnsan kaynakları departmanı için kriz durumlarının çözüme kavuşturulmasından daha önemli olan husus, kriz durumu ortaya çıkmadan önce işaretlerin görülüp, gerekli tedbirlerin alınabilmesidir. Çünkü potansiyel bir krizin varlığını hissedebilen yönetici, krizin işletme için zararlı hale gelmeden önce gerekli tedbirleri alabilecek zamana sahip olurken diğer yandan krizin olumlu olabilecek unsurlarını da hissedip bunları işletme çıkarları doğrultusunda kullanabilecektir.

İşletmelerin başarılı olabilmesi, her birimin görevini başarıyla yerine getirmesine ve bütün birimlerin ahenk ile çalışmasına bağlıdır. Bu bağlamda birçok birimden biri olan insan kaynakları biriminin de uyguladığı politikalar ve yöntemlerin, başarılı olabilmesi, işletmenin kriz dönemlerini de rahat geçirmelerini sağlayabilmektedir.  İnsan kaynakları stratejilerinde modern yaklaşımları uygulayan işletmelerde, kriz dönemlerinde insan kaynakları birimlerinin uyguladığı işten çıkarma politikalarının, işinde kalan personelin psikolojik durumları üzerinde etkisinin geleneksel uygulamaları tercih edenlere göre daha az olacaktır. Çünkü yetenekli çalışanlar her konuda kendilerine güvenirler. Bilgi ve tecrübesine güvendiği için işsiz kalma korkusu, moral bozukluğu, çabuk demotive olma, yetersizlik hissi yaşamazlar. Kriz olsun olmasın, o işletmedeki süreci yönetme ve krizle başa çıkmanın yollarını ararlar. Neticede yaşanan kriz, içerisinde fırsatlarda barındırıyor olabilir.

Kriz döneminde insan kaynaklarında geleneksel yaklaşım politikalarını uygulayan işletmeler, çalışanların gelişimine yönelik olan yıllık eğitim planlamasından vazgeçerken, modern yaklaşımı benimseyen işletmeler çalışanlarına eğitim vermeye devam ederek motivasyonlarını sağlarlar. Sadece bu süreçte hedefledikleri eğitim sayısında ve içeriğinde değişiklikler yaparlar. Kriz sürecini yönetme de destek olacak eğitim konularına ve içeriklerine öncelik verilir. Krizle başa çıkma yolları, stres yönetimi, zor koşullarda liderlik etme, yöneticilik sanatı, zaman yönetimi, kriz yönetimi gibi eğitimlerle çalışanlara destek olur. Bu şekilde işletmeler motivasyon arttırıcı politikalar uygulayarak kriz döneminde bile çalışanların performansını etkiler.

İnsan kaynakları departmanları, kriz zamanlarının üstesinden gelmek için çalışanları, görevleri ve organizasyonu incelemesi açısından kriz yönetiminde önemi büyüktür. İnsan kaynaklarından sorumlu bir yönetici  veya üst düzey yönetim olarak, tüm çalışanları hazırlamak için bazı önlemler almalıdır. Örneğin; krizden önce, insan tarafının kırılganlığını dikkate almak ve çalışanları etkileyen kriz senaryoları oluşturmak bir zorunluluktur.  Kriz sırasında stres ve travmatik olayların etkisiyle baş etmenin daha kolay olması için kriz sırasında eğitim programları geliştirilebilir. Bu bağlamda, çalışanların değer kazanması için, bazı politikaların iptali ve arkasındaki prosedürler hakkında oluşturulabilecek çevrimiçi kaynaklar oluşturulabilir. Bunu yaparken olası risklerini hesaba katacaktır. Bazı prosedürler iptal edilirken bazı görevlere öncelik verilecektir. Bu kesinlikle insanları hem organize etmek hem de bilgilendirmek için insan kaynakları departmanının sorumluluğu olacaktır. İnsan kaynakları departmanı, iş kurtarma için de yeterli insan gücü sağlamalıdır. Bu koşulların etkisini anlamak için, insan kaynakları profesyonelleri ve diğer kurumsal paydaşların sürekli çevre analizi yapmaları ve dış çevrenin bu çeşitli unsurlarının kriz yönetimi çabalarını, insan kaynağının rolünü nasıl etkilediğine dair toplu bir anlayış geliştirmeleri gerekir. Çevresel analiz ile uğraşan işletmelerin, dış çevredeki kriz olaylarını yönetme kapasitelerini artıracak uygulamaları benimseme olasılığı daha yüksektir.