Kendimi bildim bileli pasta yapıyorum

Hobi olarak yaptığı pastacılığı yakın çevresinden gelen siparişlerle geliştiren, ardından da Atölye Mis’i kuran Cansu Kırcı, “Ev tadında ve titizliğinde hazırladığım ürünlerle ilgili her ayrıntıyı paylaşıyorum. Gıda sektöründe güven duygusunu pekiştirmek başarı için çok önemli” dedi

Küçükken annesiyle mutfakta vakit geçirmekten çok keyfi aldığını ve ortaokuldayken hazır içerikler yerine kendi pasta tarfilerini oluşturmaya basladığını anlatan Cansu Kırcı, kısa süreli özel sektör macerasının ardından Atölye Mis’i kurdu. Kendi merakı ve çevresindekilerin desteğiyle bu günlere geldiğini dile getiren Kırcı, eğitim almayı ve markasını büyütmeyi hedefliyor.
Bize biraz kendinizden bahseder misiniz?
Uludağ Üniversitesi Endüstri Mühendisliği bölümü mezunuyum. dört yıl kadar özel sektörde çalıştım. Oğlumun doğumundan sonra iş hayatına geri dönmedim ve Atölye Mis üzerine yoğunlaştım. Şu an ki hedefim Atölye Mis’i yeni teknikler ve tasarımlar ile daha ileriye taşımak.

Detayları konuşmadan önce biraz da işin arka planından bahsedelim. Pastacılık ile ilgili bir eğitim aldınız mı, bu merak nereden geliyor?
Bu merak aslında çok eski zamanlara dayanıyor. Kendimi bildim bileli mutfaktayım. Annem de mutfakla çok ilgilidir. Küçükken sürekli birlikte yemek programları seyrederdik ve tarifleri not ederdik. Gazetelerin verdiği tarif dergilerini bulabilmek için yaşadığımız yerde gezmedik bayi bırakmazdım. Böyle böyle mutfak sevgisi benim de içime işledi. Daha ortaokulda iken hazır pasta keklerini lezzetsiz bulup kendim pandispanya yapmaya başladım. O gün bugündür pasta yapıyorum diyebilirim.
Bu işe de yakın çevremin özel günlerinde pasta yaparak aslında hobi olarak başladım. Yaptığım pastalarımın fotoğraflarını paylaştıkça beğeniler aldım ve siparişler gelmeye başladı. Ben de Atölye Mis’i kurdum. Ürünlerimi oradan insanların beğenisine sunmaya başladım.
Pastacılık ile ilgili herhangi bir eğitimim yok. Bu zamana kadar herhangi bir pastacılık kursuna da katılmadım. Ortaya çıkarmış olduğum ürünleri ve tarifleri tamamen kendi araştırmalarım sonucunda elde ediyorum. Özellikle pastacılık ile ilgili çok kaynak okuyorum, çok araştırıyorum ve uyguluyorum. Hayatım bunun üzerine kurulu diyebilirim. Ama eğitim almayı, kendimi ve dolayısıyla Atölye Mis’i daha ilerilere taşımayı çok istiyorum.

Kendimi bildim bileli pasta yapıyorum

 

Ev yapımı ürünlerde güven ilişkisi çok önemli. Siz müşterilerinize bu güveni hissettirmek için neler yapıyorsunuz?
Evet, ev yapımı ürünlerde de pastaneden alınan ürünlerde olduğu gibi güven ilişkisi çok önemli. Dışarıdan alınan bir ürünün de arka planda ne aşamalardan geçtiği ve ne gibi tedbirler alındığı bilinmiyor ne yazık ki. Atölye Mis’in müşteri kitlesi tanıdıklar vasıtasıyla, zaten yapmış olduğum işin ne kadar titizlikle yapıldığını bilen kişilerin çevrelerine bunu aktarmasıyla oluştu ve böylelikle genişledi. Bu nedenle güven problemi hiç yaşamadık şimdiye kadar. Hiç tanımayan, daha önce yapmış olduğum ürünlerin tadına bakmayan kişiler de arayıp gönül rahatlığıyla siparişlerini veriyorlar çünkü onlara yaptığım işi ne şekilde yaptığım ne tür malzemeler kullandığım konusunda detaylı bilgilendiriyorum. Önceliğim her zaman müşterinin beklentilerinin karşılanması ve memnun olması. Almış olduğum geri dönüşler de doğru yolda ilerlediğimi gösteriyor bana. Yıllardır doğum günü pastalarını bana emanet ediyor birçok müşterim. Bu da Atölye Mis’i ne kadar sevdiklerinin ve ona ne kadar güvendiklerinin bir göstergesi bence. Özellikle içinde bulunduğumuz pandemi döneminde alınması gereken tüm önlemler alınarak, gerekli dezenfekte işlemleri yapılarak müşterilerimize siparişleri titizlikle teslim ediliyor.

Sipariş süreciniz nasıl işliyor? Yapmış olduğunuz ürünlerde herhangi bir katkı malzemesi kullanılıyor mu?
Müşterilerim genellikle telefon yoluyla veya Instagram üzerinden mesaj yoluyla ulaşıyorlar bana. Vermiş oldukları pasta siparişlerinde pastanın kekinin, kremasının, kaplamasının ve süslemesinin ne şekilde olmasını istiyorlarsa onlar hakkında konuşuyoruz ve karar veriyoruz. Kararsız olan müşterilerim için benim yönlendirme yaptığım da çok oluyor.  Sipariş öncesi her malzeme o sipariş için özel olarak hazırlanıyor. Kekler, kremalar taze olarak pişiriliyor. Eğer meyveli bir pasta ise taze meyveler; çikolatalı bir pasta ise çikolata türevi maddeler değil gerçek ve kaliteli çikolatalar kullanılıyor ve sipariş hazırlanıyor. Piyasada pastacılık sektöründe kullanılan çok farklı katkı maddeleri, tatlandırıcılar ve hazır karışımlar (kek, krema, makaron vs.) mevcut. Ancak bunların hiçbirine Atölye Mis’te yer yok. Bu nedenle müşterilerime ürünlerimi sunarken bunu gönül rahatlığıyla yapabiliyorum. Onlar da bunu hissediyorlar.

Siparişlerinizin teslimatı ne şekilde gerçekleşiyor?
Manisa’da ikamet ettiğim için Manisa içi siparişlerde genellikle müşterilerim kendileri teslim alıyorlar. Eğer teslim almaları mümkün değilse teslimatını kendim gerçekleştirdiğim durumlar da oluyor.İzmir’den sipariş aldığımda ise müşterilerime teslimat ücreti ile birlikte fiyat veriyorum ve teslimatlarımı hafta içi 18.00’den sonra veya hafta sonu istenen saatte gerçekleştirebiliyorum.

Pastanın yeri ayrı

Sadece pasta değil, cupcake ve kurabiyeleriniz de var. Yaparken en çok keyif aldığınız ürününüz hangisi?
Asıl ürünü pasta gibi gözükse de aslında çok fazla ürün çeşitliliği var Atölye Mis’te. Cupcake, browni, kurabiye, tart, ekler çeşitleri ve hatta ekşi mayalı ekmekler. Hepsini yapması ayrı ayrı zevkli benim için ama pastanın yeri her zaman ayrı. En çok emek harcadığım da o, en çok yapmayı sevdiğim de. Müşterilerin belirli talepleri olsa da neticede pastayı yapanın dokunuşlarıyla tamamlanıyor bir pasta. Sanırım bu yüzden en çok pasta yapmayı seviyorum. Ekşi mayalı ekmek ise bu pandemi döneminde ürünlerim arasına girdi. Uzun zamandır kendi mutfağımda da ekşi mayalı ekmek yapıp tüketiyorum zaten. Bu lezzeti müşterilerimin de tatmasını istedim. Ekşi mayalı ekmek yaparken de katkısız ve organik unlar kullanılıyorum.

Atölye hayali

Bir atölye veya kafe açma hayaliniz var mı?
Tabi ki işlerimi daha ileri boyutlara taşımak adına bu yönde hayallerim var. Bu işlerle ilgilenen kimin yok ki… Ben de neden olmasın diyorum kendime ve adımlarımı bu yönde atıyorum. Kafe olarak değil de çalışmalarımı ve günü geldiğinde kurslarımı sürdürebileceğim bir atölye hayalim var.