Kapitalizm Bilinçli Farkındalık Endüstrisini Nasıl Ele Geçirdi

McFarkındalık’ın amacı bireyin kendi özel stresini azaltmaktır ve stresin sosyal nedenleri ile hiç ilgilenmez

 Internette, McDonald’s’ın hamburger ikonu (palyaço) Ronald McDonald’ın lotus pozisyonunda oturur halde bir resmi bulunuyor. Bazı Taylandlı Budistler bunu Buda’ya karşı tam anlamıyla bir saygısızlık olarak görürken, diğerleri de haklı olarak Budizm’in batı tarafından kolonyalist ve zararlı bir kültürel işgale uğramakta olduğu ve ABD ile Kanada’nın da Asya Budizm’ine saygı göstermedikleri şeklinde eleştiriyorlar.

Bilinçli farkındalığın teknik, nötr tanımı ve ahlaki temellerinin görece eksikliği, bu seküler farkındalığın, karşıtları tarafından şimdilerde ‘McFarkındalık’ olarak adlandırılan pek çok tartışmalı kullanımına yol açmıştır. McFarkındalık, farkındalık uygulamalarının, kasten ya da istemeyerek hem Budist hem de İbrahimi önderlerin ego-bağımlılığından kurtulmayı ve herkes için ustalıklı bir merhamet irade etmeyi anlatan öğretilerine ters yönde işleyen, sadece kendine-fayda ve ego-büyütme amaçlarıyla kullanılmasıyla ortaya çıkar.

McFarkındalık’ın amacı bireyin kendi özel stresini azaltmaktır ve stresin sosyal nedenleri ile hiç ilgilenmez.

McFarkındalık uygulamaları, sosyal sorunları ruhsallaştırmakta ve tıbbileştirmektedir. Evrensel sevgiye doğru bir uyanışa giden yol olmaktan çok, bir kendini-ayarlama ve duygular üzerinde kişisel kontrol yöntemi haline gelmiştir. McFarkındalık, neoliberalizmin mevcut ahlaki, politik ve kültürel bağlamlarını görmez. Bunun sonucu olarak, bireysel terapize edilmiş ve metalaştırılmış bir toplumun asıl kendisinin başlıca sosyal acı ve stresi oluşturduğunu kavrayamaz. Bunun yerine, ancak yapabildiği en iyi şey, ironik şekilde, bu stresi azaltmak için bize bireysel, ticari mal halinde bir “deva”yı –farkındalığı- geri satmayı teklif etmektir.

Meditasyon aplikasyonları farkındalığı paraya dönüştürür: Headspace’in yıllık gelirinin $50m olduğu tahmin ediliyor ve şirketin piyasa değeri $250m’dır. Bu girişimler, uzun bir geçmişi olan Big Business’e hizmet etmektedir. Silikon Vadisi, faydalı olduklarına dair bir kanıt bulunmayan ancak kazançlı, yüksek teknolojili, pazarlanabilir, “beyin hackleyen” farkındalık aplikasyonları üreterek çok eğleniyor.

McFarkındalık, neoliberalizmin mevcut ahlaki, politik ve kültürel bağlamlarına kördür.

McFarkındalık müdahaleleri, gerçek sosyal ve politik koşulları yok sayarak ya da önemsemeyerek ve bireye ya da daha çok bireyin beynine odaklanarak, bizlerin diğerlerinden “ayrılamazlığımızı” görmezden gelmektedir. İlişkilerimizi –ve bu nedenle kendimizi de- etkileyen ve oluşturan adaletsiz kültürel kalıplar ve sosyal yapılardan ayrıştırılamayacağımızı görmeyi de reddederler. McFarkındalık, bu nedenle, sosyal eşitsizliklerle mücadele etmek ve insanoğlunun elinden gelen tüm gayretle evrensel merhameti, hizmeti ve sosyal adaleti sağlamak kavrayışının peşinde olan ahlaki beklentiden mahrumdur.

Farkındalık politikaları ile ilgili yazılar yazanlar hakkında, Jeff Wilson; “Farkındalık yazarlarının çoğu, öngördükleri daha nazik, daha arif toplumun oluşturulmasına dair umutlarını da farkındalık kapitalizmine bağlamışlardır” demiştir. Sözde ‘Farkındalık Devrimi’nde, devrimsel hiçbir şey yoktur. Terapist Jeremy Safran da; “Bu, farkındalık pratiklerinin, marka kültürümüzde –şu ya da bunu sunduğu vaat edilerek- satılan herhangi bir diğer ticari mal gibi, ürün olarak pazarlanmasıdır… McFarkındalık, inşa edilmiş bir hayalin; idealize edilmiş bir yaşam tarzının; baştan yaratılmış bir kimliğin pazarlanmasıdır.” der.