İşletmeciler İçin Yapay Zeka Dönüşümü: Yapay Zeka Yetenek Avcısı Olamaz

pelin vardarlıer

Günümüzde işletmeler, yapay zekayı süreçlerine entegre etmeye başladı. Yapay zekanın ilerlemesiyle işletmelerin tüm süreçleri etkilenmeye devam edecek. Özellikle pazarlama, finans, müşteri ilişkileri ve insan kaynakları departmanlarındaki veri setleri ile yapay zeka algoritmalarını kullanarak işletme performansını artırmak için faydalı çalışmalar yapılmakta. Artık, tüm sektörlerde yapay zeka ile iş süreçlerini entegre ederek dönüşüm sağlayanlar, geleceğin öne çıkan ve rekabet üstünlüğü sağlayan işletmeleri olacak.

Geçmişi daha önceki dönemlere dayansa da 1960’lı yıllardan sonra yapay zeka konusundaki geliştirme çalışmalarının bir üst düzeye çıkarıldığı görülmektedir. Bu yapıda oluşturulmak istenen temel nokta insan beynini model alarak bir insan gibi karar verebilen, düşünebilen ve öğrenebilen bilgisayar sistemleri geliştirmektir. Yapay zeka uygulamalarında klasik uygulamalarda olduğu gibi kesin kurallar geçerli değildir. Yapay zeka uygulamalarının bünyesinde klasik bilgisayar programlarında bulunmayan sezgisel metot olarak adlandırılan birtakım yapılar mevcuttur. Bu doğrultuda sezgisel yöntemler sürekli olarak çözüme varan yöntemler olarak bilinmektedir. Sezgisel yapının kullanıldığı yapay zeka uygulamalarında temel uygulama alanları içinde doğal dilin işlenmesi, görüntülerin işlenmesi, teoremlerin ispatlanması, tanımayı sağlama, oyun programlama ve robotik gibi alanlar yer almaktadır. Bu hususta en dikkat çekici uygulamalardan olan doğal dilin işlenmesi konusunda ulaşılmak istenen amaç; herhangi bir dil yapısı içinde bilgisayar sistemine sunulan cümlelerin algılanmasını ve bilgisayar tarafından anlaşılabilir olmasını sağlamaktır. Ancak yine bu girişim esnasında dillerin değişken bir yapıda olduğu ve dil içindeki kelimelerin farklı anlamlar taşıyabildiği de göz önüne alındığı zaman bunların bilgisayarlar tarafından algılanmasına ne denli güç olduğu anlaşılmaktadır. Bu nedenle yapay zekâ uygulamalarına bu gibi yapıların algılanabilmesi ve anlamlandırılabilmesi için yapılara dair oluşturan bütün boyutlar aktarılmaktadır.

Yapay zekânın kullanıldığı ve görüntü tanımayı amaçlayan uygulamalar, daha çok yapay zekânın kurulu olduğu bilgisayar sisteminin çevresini tanımasını amaçlayan uygulamalardır. Bu nedenle belirtilen amaca ulaşabilmek adına bilgisayara bağlı olan kameralar tarafından elde edilen görüntülerin dijital birtakım işaretlere dönüştürülmesi ve bu işaretlerin daha önce veri tabanında kayıtlı olan işlemlere tabi tutulması gerekmektedir. Bu yapı özellikle üretim sistemlerinde kullanılmakta ve fabrikalarda üretim bantlarındaki faaliyetlerin sırasındaki düzenin bozulmaması görüntü işlemesi ile sağlanmaktadır. Ancak görüntü tanıma faaliyetleri farklı alanlarda da kullanım imkânı sağlayan yapılardır. Bu kullanımlara örnek olarak kişilerin yüz tanıma sistemleri ile giriş yapıp çıkabilmelerini sağlayan mekanizmaları vermek mümkündür. Görüntü tanıma sistemlerinin destekleyicisi ve üretim alanında yapay zekânın kullanımının bir diğer şekli ise robotik olarak adlandırılan uygulamalardır. Robotik yapay zekâ ile birlikte ele alındığında sanayide iş otomasyonu üzerinde kullanımını ifade etmektedir. Bununla birlikte robotik kavramı yapay zekânın kullanımının yanı sıra robot teknolojisinin yer aldığı bütün alanları ifade etmek için kullanılan genel bir yapıyı da ifade etmektedir.

Yapay zekanın iş görüşmelerinde de oldukça faydalı kullanımları olduğunu görmek mümkündür. Nitekim iş görüşmelerinde yapılan video kayıtlarının ve bu video kayıtlarında adayın kendisine yöneltilen sorulara verdiği cevaplara dair seslerin incelenmesi sonucunda yapay zekâ programlarının personele dair karar verdiği bilinmektedir. Bu noktada yapılan video kaydında bireyin jest Ve mimiklerinden hareketle davranışlarına dair bir veri seti oluşturulmaktadır. Yapılan bu veri seti oluşturmanın ardından gerçekleşen analizler sonucunda kişinin alınacak olduğu işe uygun olup olmadığı, bu işte başarılı olup olamayacağı, geçmiş başarısı ile gelecekteki başarısı arasında ne gibi bir oran olacağı yönünde belirlemeler yapılarak bireyin işe alımı noktasında kararı verilme sürecinde öneride bulunabilmektedir. Yapay zekânın başka bir avantajı da; işe alım süreçlerinin daha objektif hale gelmesini sağlamıştır. Stres ve heyecan ortadan kalkmıştır. Tüm bunlarla birlikte yapay zekâ insan kaynakları çalışan sayısını azaltsa da genel olarak etkileri olumlu gözlemlenmektedir. Hem zamandan hem de iş yükünden tasarruf edilirken aynı zamanda aranan eleman daha hızlı bulunabilmektedir. Başvuru sürecinde öyargıları da ortadan kaldırdığı görülmektedir. Ancak yapay zekâ veya robotların işe alım sürecini yürütmesi kulağa hoş geliyor olsa da içinde insan faktörü olmadan bunun yapılması mümkün değildir. Duygulardan arındırılmış bir mülakat olacaktır ve kendini ifade etme zorlaşacaktır. Bu sebeple bazı konuları anlatmak daha zor olacaktır. Çünkü yapay zekâ bir işe alım sürecini baştan sona yürütemez. Yalnızca işe alım sürecini kolaylaştırmak için var olabilir. Yapay zekâ işe alım yaptığında değerlendirme yalnızca somut verilerle yapılacağından birçok kişinin dezavantajlı duruma düşmesi anlamına gelir. Çünkü yapay zekâ insan hislerinden arındırılmış olacağı için yetenek avcısı olamaz.

Yapay zeka işletmelerdeki iletişim kurma yöntemlerini ve yeni pazarlama kanallarını da geliştirmektedir. Yapay zeka ile iletişim teknolojilerinin daha iyi hale gelmesiyle tüm mesleklerde verimlilik artmaktadır. Sanal gerçeklik gözlükleri, akıllı kulaklıklar gibi ürünler de iş dünyasında kullanılarak yeni pazarlama stratejisi olarak kullanılmaya başlanacaktır. Böylelikle dijitalleşen işletmeler dönüşen dünyada ayakta kalmayı başaracaklardır. İşletmeler dış kaynak kullanımı ya da kitle kaynak yöntemleriyle maliyetlerini azaltacak ve işletmeler sanal ortamlarda çalışmaya başladıkça ofisler de küçülmeye gidecektir.

Konu itibariyle yapay zekâ uygulamalarının işletmelerde kullanımı ve bunun sonuçları değerlendirilse de yapay zekânın insanların aktif şekilde görev aldığı mecralarda yer almasının toplumsal anlamda da birtakım tepkimeler veya etkiler doğuracağı muhakkaktır. Bu etkilerin başında insanlar gibi düşünüp insanlar gibi karar veren yapay zekâ uygulamalarının üretim faaliyetlerinde insanların yerini alması ve bunun sonucunda ise toplumsal anlamda kitlesel bir işsizlik sorununun ortaya çıkmasını ele almak mümkündür. Buna ek olarak insanların bir mekanizma ile muhatap olma durumundan kaynaklı düşünsel tepkileri de sonucu etkileyecek bir diğer husustur. Ayrıca yine bir yazılımın insan zekâsına benzemesi ile net olarak bu zekâ ile aynı seviyede olmamasından hareketle geliştirilen sistemin insanlar tarafından manipüle edilebilmesinin de söz konusu olduğu söylenebilir.

Yapay zekânın, müşteri iletişimini değiştireceği yadsınamaz bir gerçektir. Belki bir makineden gelen mesajları ve cevapları almak, müşteriler için inorganik bir yapı oluşturabilir. Belki de bir robotun çalışanın yerine geçmesi ve konumunu ele geçirmek için plan yapacağından endişelendirecektir. Yeni başlayanlar işletmeler için yapay zekâ teknolojisi; klişelere ve müşterinin ırk, cinsiyet ya da etnik kökeninin müşteri veya çalışan değerlendirme sonucu üzerindeki etkisine karşı bağımsızdır. Yapay zekâ yazılımı, belirli bir iş için profesyonel yetkinliklerine odaklanma pahasına, birinin arka planını tamamen göz ardı eden ilgili görüşme soruları tasarlayabilmektedir. Bu değerlendirme soruları gerek müşteri ilişkileri yönetiminde gerekse de çalışan yönetiminde önceki çalışma kayıtlarına ve daha da önemlisi, kalite değerlendirme kriterlerine dayanacaktır. Yapay zekâ üzerine çalışmalar arttıkça, işletmelerin yönetimsel alanında da ilerlemeler olmaya devam edecektir.