Franchise Vermek İsteyenler Bu Sözler Size “Markanız İçin İnsanlar Sırada Bekleyecek”

Zamanında Starbucks bana da geldi ama ilgilenmedim diye hikayeler anlatmamak için…

Franchise gibi zorlu bir yola çıkmış, zaman, mesai ve bütçe ayırmış, üstüne bir de başarmış marka varsa aman kaçırmayın.

Franchise vermek isteyenler bu sözler size:

Sanmayın ki markanız için insanlar sırada bekleyecek. Siz vereceksiniz birileri alacak! Sonra gelsin paralar ömrünüzün sonuna kadar emeklilik parası gibi… Hayır, o iş öyle değil. Öncelikle çok yorucu bir yola girdiniz, haberiniz olsun. Eğer markanızın geleceğiyle ilgili planınız ve bir politikanız yoksa hemen dönün geri…

Ne vereceksiniz bu insanlara?

Sizden franchise aldılar, artık evde ekmek bekleyen çocuklar gibi sizden medet umacaklar. Siz markayı parlatacaksınız ki onlar para kazansın! Öyle durup dururken franchise bedeli almak yok. Önce markanıza bir bakın bakalım, politikanız belli mi? Bugüne kadar siz söylüyordunuz ekip yapıyordu, her gün başka karar alsanız bile! O yüzden başardınız, eliniz hep üstündeydi. Siz yoksanız marka yoktu. Şimdi vereceksiniz tüm emeklerinizi ellere, üstelik başında da siz yoksunuz… Bakın bakalım sizin gibi bakabilecekler mi?

Standartlarınızı oluşturdunuz mu?
Velevki oluşturdunuz, kendi standartlarınıza sadık kalabiliyor musunuz yoksa “marka benim kardeşim, ben ne dersem o olur” mu diyorsunuz?

Peki, bunu franchise verince nasıl yapacaksınız, her gün bayi ziyareti mi yoksa?
Hayır, öyle plan olmaz. Önce standartlarınızı oluşturun, bunun için tavsiye, oturun yazın! Ya da alın yanınıza bir katip siz söyleyin o yazsın. Başka bir opsiyon ise işi iyi bilenlere gidin. İşi bilenler de garsonunuzla, aşçınızla röportaj yapsın. Siz nasıl başarmışsınız, çalışma modeliniz nasılmış bırakın personeliniz söylesin. O zaman eğitim el kitaplarınız gerçekten organik olur. Bu süreç bir yıl bazen birkaç yıldan az olmaz. Dedim ya isterseniz yol yakınken dönün geri ya da hiç başlamayın.

Hadi standartlarınızı yazdınız diyelim. Kim okuyacak, kim okutacak?
Eğitmeniniz belli mi? Eğitmeninizi eğittiniz mi? Eğitmeniniz siz gibi hissetmiyorsa vay halinize. O yüzden ona sahip çıkın, o sizin kara kutunuz. Eğitmeninizi sürekli değiştirmeyin. Dünyanın en pahalı, zor bulunan personeli; inanmış, adanmış olanlar.

Peki franchiseınızın satacağı ürün sizinki ile nasıl aynı olacak, karar verdiniz mi?
Ürün mü satacaksınız, reçeteyi mi paylaşacaksınız? İkisi de çok tehlikeli yol nasıl karar vereceksiniz? Genel olarak herkes bayilerine ürün satma peşinde. Bunu avantaj sanarken mali krize giren çok şirket var, kredi tahsilatı önemli, aman dikkat. Diğer taraftan ürün satayım diye franchiseını mali krize sokan da çok şirket var, ona da dikkat. Eğer bayiniz kapanırsa önce ayak gider sonra baş, demedi demeyin!

Pazarlamaya ne kadar ayırdınız? Ne olur söyleyin…

Hadi ayırdınız diyelim sözlerinizi tutacak mısınız? Gerçekten kervan yolda dizilmiyor haberiniz olsun. Siz sosyal değilseniz, vizyonunuzu geniş tutmuyorsanız, markanızı tanıtmak için hiçbir şey yapmıyorsanız, bayileriniz ne yapacak?

Hiç düşündünüz mü neden sizden franchise alsınlar?
Ünlü ve tescillenmiş bir ismin çatısı altında, pazarlaması güçlü, organizasyon yapısı hazır, ürünler denenmiş, finansal başarısı ortada, sıkışınca destek verecek bir merkez ekip yoksa eğer?

Ha bu arada eğer bu saydıklarımızın hepsi sizde varsa o zaman da franchise alacaklar bu sözüm size:

Oturup da evinizde marka yapmaya çalışmayın, başkasının işine karışmayın, yukarıdaki engellere tek başınıza bulaşmayın… Bu zorlu yola çıkmış, zaman, mesai ve bütçe ayırmış, üstüne bir de başarmış marka varsa aman kaçırmayın. Sonra, zamanında Starbucks bana da geldi ama ilgilenmedim diye hikayeler anlatırsınız…