“Durumsal”dan, “Kurumsal”a: Yaptıklarınız kadar, yapmadıklarınızdan da sorumlusunuz

zeynep lembet

Günümüz dünyasında artık, sadece hızlı tüketim sektöründe değil; her sektörde markalı ürünlere olan tercih daha çok artmakta ve dahası marka olan firmaların “marka olma” stratejilerini sürdürüp sürdürmedikleri, farklı olup olmadıkları, hangi konularda ne kadar fark yarattıkları takip edilip; aslında her birimiz birer bilinçli tüketici olduğumuz varsayılırsa, bizler tarafından detaylıca gözlemlenmekte ve bu gözlemlemeler sonucunda tercih edilmekte ve marka sadakati yaratılmakta veya tam tersi olarak bir kere denenmekte ve marka sadakati gelişmeden tercihler kolaylıkla değiştirilebilmektedir.

“Değişim ile Gitmeyen – Değişim İle Gider” sloganı ile hareket eden ve teknolojik alt yapısını, sadece üretim süreçlerinde değil; İK süreçlerinden ürün takibine, satış sonrası hizmetlerden, CRM ve müşteri ilişkileri sistemlerine kadar her bir şirket içi ve dışı operasyonlarında en optimal zaman ve en az maliyet ile yönetebilme hususlarında “dijitalleşen” ve günü yakalayan firmalar; 2019 senesinde piyasadaki konumlarını sağlamlaştırdılar.

Dijitalleşmenin sadece iç operasyonların yönetimindeki faydasından değil; müşteri iletişimi, müşteri deneyimi ve hatta müşteri satın alma kararı üzerinde fark yaratan iletişim stratejilerinde de yeni nesil pazarlama stratejileri ve marka yönetimi alanında kararlar alıp, dahası bu kararları 2019 senesi içerisinde marka iletişimi ve pazarlama yol haritası olarak, 12 aylık sürece yayıp; bu plan dahilinde müşterisine ‘erişim’den ziyade ‘etkileşim’ yaratan firmalar, seçenek bolluğu ve müşteri rönesansı yaşanan şu devirde alası ile müşteri sadakati yarattılar.

Önce kazanıp sonra harcayacağız.

2019 senesinin verimli ve şahane geçmediğini, piyasaların dalgalanmasının gerek üretici tarafından emtia bulma ve alma gerekse de bundan dolayı tüketiciye yansıyan fiyatlardan da hem üretim hem de tüketim tarafında, satın alma süreçlerinde ve satın alma kararlarında büyük problemlerin yaşandığını kabul ediyorum. Tam da bu noktada; firmaların ayakta kalabilmeleri ve sürdürülebilir varlık yönetim stratejilerinde sağlam durabilmeleri adına; tam bir “satış fetişi” içine girdiklerini doğal sonuç olarak gördük, yaşadık. Bu süreçte sadece satışa, satış personeline, yüz yüze satış haricinde diğer tüm satış için kullanılan operasyonel süreç ve araçlardan başka hiçbir konuyu toplantılarına taşımayan, diğer tüm bütçeleri “dursun bir kenarda şimdilik” deyip ötelediler. Çok mantıklı değil mi? Doğru önce satıp, para kazanacağız sonrasında harcayacağız. Çok basit bir ekonomik kural. Ancak peki ya ‘kurumsal’ duruşunuz ve ürününüze yansıttığınız katma değeri sadece satış yönetimi ile değil de; müşteriye dokunma ve fark yaratma hususlarındaki stratejilerinizde “durumsal olmak” haricinde ne yaptınız?

“Yaptıklarınız kadar yapmadıklarınızdan da sorumlusunuz”

2019 gibi yiyip yiyip doymayan – kırıp döküp pek çok firmayı sallayan sayısız personelin oradan oraya iş değiştirmesine sebep olan son derece zor, yıkıcı ancak bu vesile ile tüm sektörlerin ve firmaların şapkalarını önüne koyup düşünmesinin de zamanının geldiğini acı ama gerçek bir şekilde karşımıza çıkartan bir senenin sonlarına doğru geliyoruz. Durumsaldan kurumsala geçebilmeniz için 2020 kararlarınızda 2019’da ötelediğiniz bütçe kalemlerinizi “artık” zorunlu olarak ele almanız gerektiğinin farkına varma zamanı… Ürün satış kanallarınızı daha da iyiye götürerek devam ettirin.

Ancak; iç ve dış paydaş yönetiminizde, marka ve kurum iletişiminizde;

  • Ürün iletişiminizdeki ambalaj dahil her bir iletişim öğesini düşünerek,
  • Kurum içi personelinizin kuşaklarına, görev ve mevkilerine göre segmente edilip gerek teknik, gerekse kurumunuzun dokusuna uygun kişisel gelişim eğitimlerini ihmal etmeden, (“Eğitimin pahalı olduğunu düşünüyorsanız cahilliğin bedelini hesaplayın”- Socrates)
  • Müşteri etkileşimi ve dolayısıyla müşteri sadakati yaratabilmeniz bağlamında yine sektörünüzün ve kurumunuzun uygun mecralarda ve hedef kitlenize uygun şekilde segmente edilmiş bir hitap /dil ve görsel bileşenler ile uzun soluklu yönetilebilecek dijital ve konvansiyonel iletişim stratejisi için bütçe ayırıp bu hususta uzman bir kadro ile çalışarak,
  • İletişimin sadece yüzyüze satış olmadığını hatırlayıp; 2020 için müşteri satın alma kararını etkileyen; güdüleme, motivasyon, öğrenme, dikkat çekme, duygularına hitap etme ve akılda kalıcı marka iletişimi için yeni nesil pazarlama stratejileri hazırlayıp, bunun bir yolculuk olduğu bilinci ile 2020 için bir yol haritası çizerek,
  • Kurumsaldan durumsala geçmemek için iç ve dış kurum iletişimini 360 derece yapabileceğiniz en optimal bütçeleri ve kadroları hazırlayarak,
  • İK süreçlerinizin, kurumunuzun ve hatta markanızın dışa açılan önemli bir vitrini olduğu bilinci ile yapılandırarak ve nitelikli personele sunmanız gerekli tüm koşulları hatırlayarak,
  • Yılbaşı, bayram, ramazan promosyonu, yurtdışı bayi toplantıları, “distribütörler istiyor” gibi bütçe kalemlerinizi gözden geçirerek, (unutmayınız ki İzmir ormanlarının yarısı yandı ve ülkemizde sizin katkılarınız ile geçinip büyüyebilecek pek çok farklı yörede esnafımız var. Lütfen promosyon göndermek yerine “firma adına” ağaç bağışlayın ve lütfen toplantılarınız için Güneydoğu Anadolu, Karadeniz ve hatta İç Anadolu’da sizler gibi kıymetli insanları ağırlamayı ve kalkınmayı bekleyen pek çok yöre esnafını göz ardı etmeyin. Yurtdışı yerine Türkiye kazansın, 2020’de misafirlerinizi değişik yörelerde ağırlayın… Hoş olmaz mı :))
  • Fark yaratarak… Gerek iletişiminiz ile gerek kurum imajınız ile gerek ürün katma değeriniz ile gerek müşteriye verdiğiniz değer ve ona dokunduğunuz mecra ve dil ile gerek marka değeriniz ve müşteri gözündeki yeriniz ile gerek personelinizin kalitesi ve donanımı ile gerek ses getirecek projeler ile kurumunuzun çevre bilinci ile – 360 derece iletişim kanallarının her birisini verimli kullanmak ile… Mutlaka rakiplerinizin arasından fark yaratarak,
  • Varsayımlar ile değil veriler ile hareket ederek (unutmayın; ölçemediğiniz şeyi yönetemezsiniz)… 2020 için sektörünüze, ürettiğiniz ürüne, kurum içi ve kurum dışı tüm paydaşlarınıza dair gerekli anket ve araştırmamaları yapabilmek için bütçe ayırarak…

Kısaca 2020 için artık tekrar tekrar yaptıklarınızı değil yapmadıklarınızı yaparak!

Çünkü markanız da çoçuğunuz kadar kıymetli… 2020’de onun gelişimi için tüm gerekli aksiyonları uzun soluklu ve sürdürülebilir stratejiler olarak ele alın. Göreceksiniz hem marka hem de kurum itibarınız bambaşka bir hal alacak.