Altın Kent: Prag Gezi Rehberi

Çek Cumhuriyeti’nin başkenti ve en büyük şehri olan Prag, Orta Bohemya’da Vlatna Nehri üzerinde yer almaktadır. Bizlere Orta Çağ dönemini anımsatan bu şehir, bozulmamış güzelliğini 2. Dünya Savaşı’nda fazla zarar görmemiş olmasına borçludur. Bu şehir de barok ve gotik mimarinin en gösterişli eserleri tarihi dokusunu yitirmemiş bir halde sergilenmektedir. Bu güzel şehir “Altın Kent”, “Avrupa’nın Kalbi”, “Şehirlerin Anası” gibi isimlerle de anılmaktadır.

Orta Avrupa’nın en romantik şehri olan Prag, görülmesi ve gezilmesi gereken birçok güzel yere sahiptir. Şehir bize tarihsel ve sanatsal birçok yer sunmaktadır.

Old Town Meydanı

Şehrin kalbinde yer alan Old Town Meydanı, Prag’ın en turistik noktasıdır. Yılın her döneminde birçok turisti bünyesinde barındıran meydan, özellikle yaz döneminde Old Town Meydanı’nı boş bulmak pek mümkün değildir. Ziyaretçilerin bu kadar ilgi göstermesinin sebebi ise meydanın tarihsel önemi, orada bulunan değerli yapılar, kafe, bar ve mağaza gibi olanaklara ev sahipliği yapmasıdır.

Orta Çağ’da ticari pazar alanı olarak kullanılmış ve birçok önemli tarihi olaylara şahitlik etmiştir. Bu olaylar içinde örnek verebileceğimiz tarihi olaylar taç giyme törenleri ve idamlardır. Bu olaylar arasında en akılda kalan ise Prag halkının lideri olarak bilinen Jan Zelivsky ‘nin ve İmparator Matthias’a karşı çıkan yirmi yedi liderin idamıdır. 1992 yılından beri UNESCO Dünya Mirası Listesinde yer almaktadır.

Karl Köprüsü (Charles Köprüsü)

Vlatna Nehri üzerinde bulunan Prag’ın en değerli yapılarından biridir. Old Town ve Prag Kalesini birbirine bağlar. Günümüzde sadece yaya ulaşımına açık olan köprü şehrin sembollerinden biridir. Köprünün şu an ki görünümüne birçok doğal afetler sebep olmuştur.  10. yüzyılda Vlatna üzerinde yer alan köprü doğal afetlerden meydana gelen hasarlardan dolayı kullanılamaz hale gelince 1170 yılında Kral Vladislav tarafından Judith isimli taş köprü inşa edildi ama bu köprü de tahta köprü ile aynı sonu paylaşmıştır, 1342 yılındaki selde de tamamen yıkılmıştır. 1357 yılında Karl Köprüsü’nün yapımına başlanmış, 1402 yılında bitirilmiştir. Köprü 515,8 metre uzunluğunda ve 9,5 metre genişliğindedir. Köprünün her iki başında kuleler ve üzerinde barok tarzda 30 adet heykel bulunmaktadır. Bu heykellerin arasında en ünlü olan ise Aziz John Nepomuk’un heykelidir.

Prag Kalesi

Prag şehrindeki görülmesi gereken yerler arasında bir başka bölge de Vlatava Nehri’nin batısında, şehre hakim geniş bir tepeye kurulmuş olan Prag Kalesi. 1000 yılı geçkin bir süredir şehrin yönetim bölgesi olan Prag Kalesi ve içerisindeki çeşitli yapılar bugün de Çek Cumhurbaşkanlığı Resmi Konutu olmaya devam ediyor.

Guiness Rekorlar Kitabı’na “Dünyanın En Eski Kalesi” ve “En Büyük Kale Kompleksi” olarak giren Prag Kalesi, içerisindeki saraylar, kilise ve katedraller, bahçeler ve dar sokaklarıyla şehrin en değerli yapılarından biridir.

Prag Kalesi 9. yüzyılda Prens Borivoj’un burada yaptırdığı ahşap Kraliyet Sarayı ile var olmaya başlamış. O dönemde kale sınırları içerisinde sadece bu saray, birkaç kilise ve bir manastır varmış.

Daha sonrasındaki yıllarda çeşitli Bohemyalı ve Germen hanedanlıklarının yaptırdıkları yeni yapılar veya restore ettirdikleri tarihi binalarla büyüyen Prag Kalesi, 1541 yılında burayı bir harabeye çeviren bir yangın geçirmiş. Ancak sonrasında özellikle II. Rudolf Dönemi’nde buradaki restorasyonlarla kale eski ihtişamlı günlerini bile sönük bırakan bir gelişim yaşamış ve bugünkü halini almış.

Old Town Hall ve Astronomik Saat Kulesi

Old Town Meydanı’n da bulunan Old Town Hall yani Eski Belediye Sarayı ve üzerinde yer alan Astronomik Saat Prag’ın en gözde değerli yapılarından biridir. Old Town Hall’ı ziyaret edebileceğiniz gibi 70 metrelik kulenin en tepesine çıkarak Prag’ın eşsiz manzarasını izleyebilirsiniz. Aynı zamanda binanın bodrum katında labirent şeklinde odalar, mağazalar ve evler bulunmaktadır.

Binanın tepesinde bulunan Orloj isimli Astronomik Saat ise şehrin sembolü olarak anılmaktadır. 1410 da yapılan Saat birçok kez tadilata uğramış ve dünya üzerinde hala çalışmakta olan en eski saattir. Atronomik Saat’te bulunan 12 saat dilimi 12 burcu sembolize etmektedir. Saat 3 kısımdan oluşur. İlk kısımda her saat başı pencerede görünen havari figürler ve 4 adet heykel bulunmaktadır. Bu heykellerden iskelet ölümü, elinde kese tutan Yahudi aç gözlülüğü, mandolin çalan Osmanlı sürekli sefayı ve elinde ayna tutan da kibri sembolize etmektedir. İkinci kısımda ise Orta Çağ’ın evren görüşü temsil edilmektedir. En yeni kısımda ise yer alan takvim kadranı günün tarihini ve burç sembollerini içerir.