Alışveriş Merkezleri ve Yatırımcıları Derneği Tüm Üyeleri İle Bir Bütün

Alışveriş Merkezlerinin, tüketicilere keyifli alışveriş imkânı veren, perakende sektörüne katma değer yaratan, kent ile bütünleşen ve dünya standartlarında mekânlar olmasını sağlamak adına kurulan AYD (Alışveriş Merkezleri ve Yatırımcıları Derneği) nin tarihçesini bizlerle paylaşır mısınız?

Türkiye’nin en önemli sektörleri arasında yer alan alışveriş merkezlerini temsil eden derneğimiz 2009 yılında 16 kurucu üye ile kuruldu. Derneğimizin kuruluşu itibariyle en önemli rolünü sektörün tamamına yarar sağlayacak ve başta perakende olmak üzere ilgili tüm taraflarla iş birliği ve uyum içinde çalışacak ortamı sunacak proje ve düzenlemelerin hayata geçirilmesi şeklinde özetleyebiliriz. Sektörün kendi içinde ve ilgili tüm taraflarla bir araya gelebileceği etkinlikler organize ediyor, araştırma ve endeks çalışmalarımızla sektöre veri sağlıyor ve gerek Türkiye içinde kamu otoriteleri ile gerekse uluslararası arenada ilgili tüm kuruluşlarla ilişkiler geliştiriyor, lobi faaliyetlerinde bulunuyoruz. Kuruluşumuzdan bugüne AVM Yatırımları Konferansımızı her yıl düzenli olarak gerçekleştiriyoruz. Yine aylık olarak AVM endeksimizi sektörün ve kamuoyunun dikkatine sunuyoruz. Bu ve bunun gibi birçok etkinlik, konferans ve araştırma raporlarımızla sektörümüzün gelişimi ve ülke ekonomisine kattığı değeri artırabilmek için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Geldiğimiz noktada, AYD’nin üye sayısı yıllar içinde önemli ölçüde artış gösterdiğini söyleyebiliriz. Şu anda derneğimizin 250’nin üzerinde asil, faaliyet üyesi, üye AVM’si ve şahıs üyesi var. Bu artış, hem derneğimizin son derece aktif ve yoğun bir şekilde sektörü ilgilendiren her konuda çalışmasının hem de sektörün kendisinin de büyüme grafiğini sürdürmesinin bir sonucu diyebiliriz.

Derneğin Yönetim Kurulu Başkanısınız. Bizlere kendinizden ve AYD içerisindeki rolünüzden kısaca bahseder misiniz?

Şu anda AYD’de 3’üncü Dönem Yönetim Kurulu Başkanlığı görevini sürdürüyorum. Ancak AYD elbette sadece Başkan’dan ya da Yönetim Kurulu Üyeleri’nden oluşan bir yapı değil. AYD tüm üyeleriyle bir bütün. Her zaman belirttiğimiz gibi ben de AYD ailesinde Başkan olarak bir bayrak taşıyıcısıyım ve gelecek dönemlerde başkanlık görevini diğer çok değerli sektör profesyonellerine devredeceğim. Dernek olarak sektörümüzdeki yatırımcılardan yöneticilere kadar tüm paydaşlarımıza ulaşabilmek ve iletişim halinde kalabilmek maksadıyla üye profilinin kapsayıcılığına büyük önem veriyoruz.  Bu nedenle AYD’nin üye yapısı kurumsal asil

üyeler, faaliyet üyeleri, üye AVM’ler ve şahıs üyeliklerinden oluşuyor. Yani bünyesinde birden çok AVM bulunduran büyük bir yatırımcı grubu AYD’nin kurumsal üyesi olabiliyorken, bir AVM yöneticisi de derneğimize şahıs üyesi olarak faaliyetlerimizden yararlanabiliyor.

Perakende sektörünün gelişimine katkıda bulunmak adına teşvikleriniz mevcut. Bu teşvikleri ve sektörün gelişimi açısından sağladığınız katkıları anlatır mısınız?

Alışveriş merkezleri ve perakende sektörleri gerek yatırım değerleri gerekse yarattıkları istihdamla Türkiye ekonomisinin en önemli sektörlerinden birini oluşturuyor. Bir diğer husus da alışveriş merkezleri ve perakendenin birbirini tamamlayan birlikte büyüyen iki alan olmaları… Perakende markaları alışveriş merkezleri ile birlikte hem de AVM’lerimiz perakende markalarımızla çok değerli deneyimler kazandı ve birçok fırsat elde etti. AVM’ler perakende markalarının tüketiciye daha rahat ulaşmasında kritik bir görev üstleniyor. Anadolu’daki pek çok ilimize birçok perakende markası ilk kez AVM’lerle birlikte giriş yaptı. Ayrıca yerli perakende markalarımız AVM’lerde global markalarla yan yana yer alarak hem rekabet etmeyi öğrendi hem de uluslararası pazarlara açılırken stratejiler geliştirmelerin sağlayacak çok değerli deneyimler edindiler.

AYD olarak, perakende markaları ve perakende temsilcisi derneklerle uyum içinde çalışmaya, her türlü konuda perakendeyi dinlemeye ve sektör sorunlarına onlarla çözüm üretmeye gayret ediyoruz. AYD aynı zamanda perakende dernekleri ile birlikte Türkiye Alışveriş Merkezleri ve Perakendeciler Federasyonu – TAMPF çatısı altında yer alıyor. Burada da perakende dernekleri ile birlikte sektörü ilgilendiren konularda hep birlikte kafa yoruyor ve gelecek dönem planlamalarını birlikte yapıyoruz.

AVM sektörüne dair en güçlü bilgilere sizler aracılığıyla ulaşıyoruz. Sektörün son durumuna dair okuyucularımızı bilgilendirir misiniz?

Türkiye’de modern alışveriş merkezleri, ilk kez 30 yıl önce açılan Ataköy’de açılan Galleria ile hayatımıza girdi. AVM’ler özellikle 2000’li yıllardan itibaren hızlı bir büyüme gösterdiler. O günden bu yana Türkiye’nin 61 ilindeki 395 AVM ile halkımızın ve sektörün hizmet veriyoruz ve şu anda sektörün ulaştığı kiralanabilir alan metrekaresi yaklaşık 12 milyon metre kare… AVM doygunluğuna ulaşan bölgelerimiz olmakla birlikte henüz AVM’si olmayan 21 ilimiz bulunuyor. Elbette doygunluklar dolayısıyla belli bölgelerimizde yatırımlarda yavaşlamalar olacaktır. Ancak AVM olmayan ya da yetersiz kalan illerimizde yatırımlar devam edecek ve daha önce yapılan AVM’lerde ziyaretçi beklentilerine göre renovasyon çalışmaları yapılacaktır.

Sektörün %60’ından fazlasını temsil eden bir dernek olarak, sektöre dair öngörülerinizi, gelecekte sektörü neler beklediğini bizlerle paylaşır mısınız?

Yakın dönem öngörülerine baktığımızda sektörün 2018 yılı sonuna kadar yaklaşık 405-410 AVM’ye ve yaklaşık 12.7 milyon metre kare kiralanabilir alana ulaşacağını tahmin ediyoruz. Yıl sonu ciro hedefimizse yaklaşık 125 milyar TL. AVM sektörün yatırım değerininse 58 milyar USD’ye ulaşacağını tahmin ediyoruz.

AYD bünyesinde eğitimler, konferanslar düzenliyorsunuz. Son dönemde bu gibi etkinlikleriniz var mı? Bu etkinliklere katılmak isteyen okuyucularımızı konu ile ilgili bilgilendirir misiniz?

Derneğimiz kuruluşundan bugüne düzenlediği etkinlikler, eğitim programları, araştırmaları ve raporları ile sektörü bir araya getirme, veri sağlama ve kalifiye insan kaynağı desteği konularında öncü oldu. AVM’lerde En Beğenilen ve Tercih Edilen perakende markalarını belirlediğimiz 1 Numaralı Markalar Araştırması Ödül Törenimizi Ocak ayında gerçekleştirdik.  Her yıl Mart ayında gerçekleştirdiğimiz AVM Yatırımları Konferansımızın bu yıl 10’uncusunu düzenledik. Her yıl olduğu gibi bu yıl da birbirinden değerli konuşmacılarımızla bir araya geldik ve bilgilendik.

Bunların yanı sıra bahar dönemiyle birlikte Türkiye Alışveriş Merkezi Tüketici Algı Araştırmamızın sonuçlarını sektör profesyonelleri ile paylaştık ve ardından söyleyeceklerimiz var ve Anadolu Sohbetleri buluşmalarımızla Anadolu şehirlerinde yer alan AVM ve perakende profesyonelleri ile bir araya geldik.

Ek olarak eğitim programımız kapsamında Haziran ayında Uluslararası Alışveriş Merkezleri Birliği – ICSC ile ICSC School’umuzu yine Yönetim, Kiralama ve Pazarlama alanlarında gerçekleştireceğiz.

AYD’nin geleceğine dair hedefledikleriniz nelerdir?

Bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da sektörün gelişimine katkıda bulunmak, alışveriş merkezlerine yön vermek ve sektörün ilgili tüm paydaşlarıyla koordinasyon halinde olmak başlıca hedeflerimiz. Diğer yandan kendimize misyon edindiğimiz, ülkemizin ekonomisine katma değer yaratacak, perakende markalarının gelişimine destek olacak, halkımıza sosyalleşme, güvenle ve keyifle vakit geçirebilmelerine olanak sağlayacak Toplumsal, Fonksiyonel ve Milli Fayda başlıklarında çalışmalarımızı sürdüreceğiz.

Tüm bunlara ek olarak dernek olarak bir yandan etkinliklerimize devam ederken diğer yandan sektörümüzü yakından ilgilendiren kira/ciro oranları, artan gümrük vergileri, kur riski, Borçlar Kanunun gibi güncel konularda hem perakende hem de alışveriş merkezleri açısından en doğru çözümlerin getirilmesi için çalışacağız.

Alışveriş merkezleri ziyaretçi oranlarından tutun da ciroya kadar birçok rapora sahipsiniz. Elinizdeki rakamlara baktığınızda Türkiye ekonomisine dair neler söyleyebilirsiniz?

Türkiye ekonomisi dünyanın en hızlı büyüyen ekonomilerinden… Güçlü bir finans yapısına ve genç bir nüfusa sahibiz. Ancak ülkemizin coğrafi konumu dolayısıyla ekonomik, siyasi ve bölgesel gelişmelerden çabuk etkileniyoruz. Son dönemlerde cari açık, artış trendindeki enflasyon, kur dalgalanmaları, işsizlik gibi veriler tedirginlik yaratabiliyor. Ayrıca Türkiye yakın dönemde seçim atmosferine girecek. Ekonomi yönetiminin ekonomi politikalarını kararlılıkla uygulaması ve siyasi atmosferden etkilenmemesi gerekiyor. Bu yatırımcı açısından önemli. 2016 yılı menfur darbe girişiminin etkisiyle hem ülkemiz hem ekonomimiz hem de perakende açısından zor bir yıl oldu. 2017’yi ise bir toparlanma yılı olarak nitelendirebiliriz. 2018’den de beklentimiz toparlanmaya ek olarak ciroların artması ve yatırımların devamı.

Franchise Market Türkiye
Üç ayda bir basılarak kitabevlerinden sanayi odalarına, beş yıldızlı otellerden havalimanlarına kadar birçok noktaya ulaşıyor. Hazırladığımız kaliteli, zengin içeriklerle ve ortak platformda buluşturduğumuz markalar, tedarikçiler ve yatırımcılarla franchise sektörüne hız veren ve ileriye taşıyan katma değerler yaratıyoruz ve daha fazlasını yaratmak için çalışmalarımızı sürdürüyoruz.