8 Kadın 8 Röpörtajla ”Muhayyer Muhabbetler”

 

Muhayyer Muhabbetler; sekiz kadın, sekiz söyleşi ve sekiz mart teması ile yayınlanan ikinci kitabım. Kitabımı hayatın içinde yer alan, yaşamı yaratılış özelliğinden gelen, üreme ve üretme içgüdüleri ile yaklaşan kadınlara ithaf ettim. Tarlalarda çay ya da fındık toplayan, restoranlarda masalara siparişleri servis eden, yemek yapan ve çiçek buketleri derleyen, turnelerde gezerek oyunlarını sergileyen, iş insanı, doktor, mavi yaka, anne, emekçi demeden hayatın tüm alanında tüm sektörlerde iş gücüne emek harcayan, hayata değer katan kadınlara…

Kitabımda sekiz kadın vardı. Bunlar; tiyatro, siyaset, gazetecilik, psikoloji dünyasından bilinen başarılı isimlerdi. Bunlardan bir tanesi Türk tiyatro tarihinin önemli isimlerinden olan Ayla Algan idi. Ayla Algan; eğitiminden, Türkiye’nin siyasi ve ekonomik tablosunda gördüklerinden, geçmişten gelecekten ve dünyadan pek çok konudan bahsetti. Onunla felsefeyi de konuştuk, tiyatrocu olmak isteyen gençlerin neler yapması gerektiğini de…

Bunun dışında Şule Perinçek de vardı. Türk solunun önemli ve etkin isimlerinden, doktor bir babanın dört kızından biri idi, Mülkiyelidir… Onunla da çok geniş kapsamlı bir gazetecilik röportajı yaptık. Bunun dışında da Atatürk devrimleri üzerine çok aydınlatıcı bir çalışma oldu.Aynı zaman da Beyaz Saray’dan Laura Schwartz var. Bill Clinton döneminde kendisi Beyaz Saray İletişim Direktörü idi ve enteresan bir yaşam hikayesi vardı. Bana da yön verdi diyebilirim. Laura Schwartz, aslında 19 yaşında Washington da genç bir kız ve üniversite öğrencisi iken Beyaz Saray’a telefonlara bakmak için yarı zamanlı bir iş ilanı için gidiyor. Ancak başarısı ile kısa bir süre sonra Beyaz Saray’da iletişim koordinatörlüğüne kadar yükseliyor. O bir CEO oluyor ve Oprah ile çalışıyor, BBC’de televizyon programcılığı ve yorumculuğunu yapıyor. Dünyayı geziyor ve insanlara motivasyon konuşmaları yapıyor. Kitapta bizlere de iş kadınları ile alakalı özellikle zamanın yönetimi ile çok aydınlatıcı bilgiler verdi.

Onun dışında İlkim Öz var: Kadın ve erkek ilişkileri üzerine aldatmak, aldatılmak ve travma üzerine konuştuk. Travmanın insanın gelecek yaşamında olumsuz etkileri gibi, çok derinlikli konuları konuştuk. Ayrıca kendisiyle ilginç bir konu olan Stockholm sendromunu konuştuk. Yani kendisine acı çektiren celladına aşık olan kadınları konuştuk…

Kitabım da pek çok isim var. Oya Germen de bu isimlerden bir tanesi. Oya Germen, cemiyet yaşamının çok sevdiği isimlerden biridir. Gazeteci Ayşe Özyılmazel ve şarkıcı Zeynep Özyılmazel’in de annesi. Çok değerli bir dosttur. Onunla da ellili yaşlarda hayatta yalnız kalışı ve sonrasında iş hayatında mücadele etmesi, köşe yazarlığı ve imaj yaratıcılığı yaptığı dönemi konuştuk.

Bunlar dışında size kişisel gelişim alanından bir örnek verebilirim. Bu kişi aynı zamanda da çok değer verdiğim bir isim: Defne Yalnız. Yine o da Türk tiyatrosunun önemli isimlerinden bir tanesi. Kendisiyle mesleki kıskançlığı konuştuk. Otuz yıllık tecrübesiyle önemli bir sit-com oyuncusu idi. Benim kuşağımın yakından tanıdığı, namı değer “Döndü” karakterini canlandırmıştı. Bambaşka yaşam deneyimi idi. Bir parça tatlı sert bir hocaydı. Tiyatro disiplinini de konuştuğumuz Defne Yalnız ile sohbetimiz çok entelektüel ve çok üst düzey bir sohbet oldu. Beni de besleyen sohbetlerdi bunlar.

Kitabımda bu isimler dışında milli mücadelede yer alan kadın kahramanlarımıza da yer verdim. Milli mücadelenin kadın kahramanlarından olan Kara Fatma’nın yaşam öyküsünden bahsettik. Tarlasında, bağında, bahçesinde çiftçilik yapan bir kadın iken bildiğiniz üzere “Artık kadın ve erkek yok, istiklal var” diyerek milli mücadele savaşına katılmış ve ilk kadın üst teğmenimiz olmuştur. Kurtuluş Savaşı’nda destan yazmış, onurlu bir yaşam sürmüş bir isimdir.

Bu isimlerde biraz ben, biraz sen, biraz onlar diyerek yola çıktım ben bu kitabı yazarken. Bu kadınlar ile siyaset, tiyatro, edebiyat, psikoloji tarihi ve cemiyet yaşamından bahsettik. Bu önemli ve başarılı kadınlar ile sanat dedik politika dedik edebiyat dedik… Evlilik, aşk dedik; başarıya, başarısızlığa, anneliğe, zamansız ayrılığa dair kadın olmak dedik ve kendi biricikliğimizin üzerine de önemli ve anlamlı söyleşiler gerçekleştirdik. Dilerim ki tüm okurlar için, tüm kadınlar için faydalı olur… Dilerim ki okuyan her kadının hayatına yön veren bir kitap olur…