2020 şaşkınlık yılımızdır

Bu hafta Vedik Astroloji’nin önemli isimlerinden Ayşen Tok ile dünyanın ve ülkemizin en zor yıllarından olan 2020’nin gündemine ve önümüzdeki aylarda bizi bekleyenlere yönelik bir röportaj gerçekleştirdik. Oldukça çarpıcı cümlelerle dönemi açıklayan Tok, 2020’de dört element üzerinden olayların meydana geldiğini, sırada suyun olduğunu belirtti ve dikkat edilmesi gereken uyarılarda bulundu…

Bize biraz kendinizden bahseder misiniz?

Ben kimim? Ben hayat karmaşası içerisinde son 15 yıldır bu dünyaya gelme amacını araştırıp bulan onun öncesinde ise astroloji ile sıradan ilgilenen, tüm gazete ve dergi köşelerindeki en dip notları, burç yorumlarını okuyan, muhasebe bilgisi olan, matematiği seven, ticaret lisesi mezunu biriyim. “Ben kimim” sorusu önemli bir sorudur. Bu konu hakkında insanlar, yani ruhunun bilincinde olup amacına hizmet eden insanlar, farkındalık yaşayan bireylerdir. Biliyorsunuz Delphi tapınağında şu söze yer verilmiş: “İnsan olmak kendini bilmektir.” Yunus’da ilave eder; “İlim ilim bilmektir, ilim kendini bilmektir.” 15 Mart 1972 Edremit doğumluyum. 7 yıldır Mavişehir’de Soyak B sitesinde yaşıyorum ve artık bir İzmirliyim.

Vedik astroloji ile buluşmanız nasıl oldu? Vedik astrolojiyi klasik astrolojiden ayıran şey nedir?

Astrolog sıfatı kazanmama sebep birçok olay var. Ben gelişimini tamamlayan fakat bilgiye doymayan, sürekli araştırıp, bilmediği konular üzerine okumaya devam eden sıradan biriyim. Astroloji ile yolum kesiştiğinde kucağımda küçük bir kız çocuğu vardı. Ağzı ve dili olan fakat hiç konuşmayan. “Bu çocuk neden konuşmuyor’’ derken Hint astrolojisi ile tanıştım. 12 aylık bir kursun 10 ayını fiilen, diğer 2 aylık ders programını ise kurs arkadaşlarımın bana iletmesiyle tamamladım. Ondan sonra önce kendi hayatımı masanın üzerine yerleştirdim zira ben kendimi çözemezsem bu sistemi nasıl çözecektim. Sabahlara kadar bilgisayar başında karşımda haritam, doğduğum andan mevcut yaşıma kadar her mutluluğumu her gözyaşımı, yaşadığım aşkları, yaşadığım mutsuzlukları tek tek tarihleri ile bana bunları yaşatan tüm gökyüzü olaylarını, tüm tutulma enerjilerini hepsini bir ajanda içerisine topladım. Öğrendikçe öğrenesim geliyordu. Ben aslında astrolojinin bu şekilde yaptığım bir çalışma ile A-B-C alfabesinden başlamıştım. Hint’liler insan ömrünü 120 yıla bölmüşler ve 120 yılı da gezegen dasa evrelerine. Kadersel olaylar bu dasa evrelerinde başımıza gelir. Dünyevi değerler içerisinde yaşarken (öncesinde ticaret ile uğraşan bir iş kadınıydım) bana deselerdi ki “madde aleminden uzaklaşıp, manevi aleme geçiş yapacak ve yolunuza buradan devam edeceksiniz” diye, asla inanmazdım çünkü ben paraya yön veren bir iş kadınıydım. Pluton dediğimiz gezegeni es geçmemek lazım. 6. evimdeki seyri benim misyonumu iş anlamında değiştirmiştir. İçerisinden geçmekte olduğum 2010 yılında başlayan Ketu dasadır sebep Astrolog olmama. Ketu 7 yıllık zaman dilimidir. Ketu rahmani bir enerjidir ve benim ona, onun da bana hizmet edebilmesi için kendimi maddi alemden soyutlayıp, insanlara yardım ederek manevi zenginlik kazanmam gerekliydi. Ketu’yu kullanmayı öğrendim. Ketu isimli kitabımın ismi her ne kadar Ketu olsa da içerisindeki bilgiler Hint astrolojisi adına Hint terminolojisinde kullanılan ana konu başlıklarıdır. İsmi ise o 7 yıllık süreci taçlandırmak içindir. Türkiye’de ne yazık ki Hint astrolojisi adına yalın bir dille yazılmış kitap, kaynak bulmak son derece zor. Sankritçe terimleri kullandığınızda yazılanlar insanlara itici geliyor. Ketu anlaşılır ve sade daha çok kader olgusu içeren bir kitaptır. Ketu resmen profesyonel olarak Vedik Astrolog kimliğimi ilan ettiğim kitaptır.

AYŞEN TOK Vedik Astrolog

Astroloji çok eski bir ilim-bilim dalıdır

Hiç sormuyor musunuz? Hayatın gelgitlerine karşı direnmiyor musunuz? Çok çalışırken emeğiniz elinizden alınmıyor mu? Birine iyilik yaptığınızda karşılığında düşmanlık görmüyor musunuz? Astroloji çok eski bir ilim-bilim dalıdır. Bana kendi kendime sorduğum, çıkış aradığım tüm soruların cevaplarını Hint astrolojisi vermiştir. Sonsuz mutluluk yoktur. Sonsuz mutsuzluk olmadığı gibi. Kader vardır ve bizler bize bahşedilen akıl ile o kaderin oyuncularıyız. Vedik astrolojisi özellikle karakter analizlerinden ziyade kaderi yorumlamada kullanıldığı için kulun kendi iradesine Allah kendi kudretiyle müdahale ediyor. Külli irade kelam ilminde Allah’ın buyruğudur. Külli irade de insanın cüzi iradesi önemli rol oynar. Ben işte ilmin derinliğini sorguladıkça Hint astrolojisi bana kim olduğumu ya da olmam gerektiğini öğretti. Kendimi bana tanıttı. Vedik astroloji “ışığın bilimidir” ve karanlığı yok ederek cehaleti ortadan kaldırır. Vedik astroloji doğum saati, gün ve yer bilindiğinde bulunan noktanın (bir nokta bilindiğinde diğer tüm noktalar bilinir) matematiksel ifadesidir. Yaşam yollarımıza akseden kozmik ışınları, bireysel karmamız ile birlikte gösterir. Bireyin evrensel (Kozmik) bütünlük ile kendi gerçeği arasındaki ilişkiyi öğretir. Bunları çözdüğünüz an da öfkenizi kontrol edebiliyor ve insanları olduğu gibi kabul ediyorsunuz. ‘’Yaratılanı severiz, yaradandan ötürü…” Vedik astroloji, yaklaşık 4.000 yıl kadar önce Hindistan’da var olan Veda uygarlığından günümüze kadar taşınmış okült bir bilimdir. Bu bilgiler sır mahiyetinde yüzyıllarca yıl saklanmıştır. Batı Astrolojisi Güneş’in yerleştiği burcu esas alırken, Vedik astrolojide öncelikle Ay’a göre hesap yapılır.

Şu an dünyanın gündemi COVID-19 ve etkileri… Ekonomik olarak tüm dünya büyük bir buhranda desek yanlış olmaz. Sizin ekonomi öngörüleriniz nelerdir?

21 Haziran 2020 yılın 2. Güneş tutulması tam bir felaket. Vedik kaynakları diyor ki; din adamları ve dini mezhepler arasında çatışma, toplumsal aykırılıklar, dağılma ve çekişme, hırsızlık, tecavüz ve cinayetler, yağmanın artış yapacağı, bazı devlet yöneticilerinin, siyasilerin ölümü ve ülkeye birçok sıkıntının yansıyacağını işaret etmektedir. Tutulma etkileri 2,5 yıllık zaman diliminde olacağı nettir. Yılın 2. Güneş tutulması enerjisi 15 Mayıs/15 Haziran zaman aralığında ekonomiyi, müttefikimiz olan ülkeleri, bankaları, uluslararası ticareti, bankalar arası swap anlaşmalarına gidilebileceğinin işaretçisidir. Tüm bunlar kozmik planda yaşanılacak ve tamamı 35 aylık sürece yayılı olacaktır. 2020 değil de 2021 ve 2022 ekonomik anlamda daha fazla dikkat edilmesi gerekli zamanlardır. Henüz hiçbir kesim yaşanılacakların idrakinde değil. Satürn 1990-1991-1992 yıllarında her ne yaşattıysa aynı konulara odaklanırken 2020 yılının Eylül ayı itibariyle iş ve işçi bulma kurumları, işçi sendikaları büyük bir greve baş kaldırırken tutulmaların vereceği etkiler toplumun tedirginliğini, hırsızlık, gasp gibi olayların artışı yönünde verebilir.

2020’nin ilk altı ayı geçmeseydi dediğimiz şekilde geçiyor. Peki, son altı ayında bizleri neler bekliyor?

Mundane haritalar önemlidir. Satürn Türkiye Rasi haritasının 8. ev alanına yerleşir yerleşmez 8. ev konuları dahilinde çalışmaya başladı. Uluslararası finansal anlaşmaları, nükleer ve kimyasal kuruluşlar, kanalizasyonlar, organize suçlar, teröristler, yer altı hareketleri, yanardağlar ve okült konularda bu ev bünyesindedir. Bakınız yanardağlar aktif hale geldi. 2020-2023 zaman aralığında sismik uyanışlar söz konusu olabilir. Satürn; halkın yaşlı kesimini ve ulusal kayıpları temsil eder. Türkiye’de üretimin durduğu, tüketimin arttığı ve ülkenin %70’lik bir kesiminin evlerde hapis olduğu bu süreçte yılın numeroloji sayısı 4 iken sayı Mars tarafından yönetilmektedir. 4 ayrıca 4 elementi temsil eder. 2020 yılı başlar başlamaz; Avustralya’da ki yangın (ateş). Virüs hava yoluyla yayılıyor (hava). Sismik hareketlenme depremlerin kendini hissettirmesi ve beklenen büyük Marmara depremi için gökyüzü 2022 yılını işaret etmektedir (toprak). Geriye kaldı su. Satürn kuraklık demektir. Önümüzde bir yaz mevsimi var. Virüs devam ederken normalleşme sürecinde denizden veya sudan bulaşıp bulaşmayacağı öngörülmüyor fakat astrolojiye göre 4 rakamının son elementi su işarettir. Dört numaranın sembolik anlamı istikrara değinir ve her şeyin belli bir temele dayanan doğasına başvurur. Dört mevsim, dört istikamet, dört elementi dikkate alır…

Türkiye evlere kapanarak bu sınavı vermektedir. Bu kader ancak 29 Ekim 2020 tarihinde değişecektir. Bu tarih itibariyle Türkiye 5 kader sayısını deneyimleyecektir. Beş numaranın ruhani anlamı seyahat, macera ve hareketi ele alır. Bu niteliklerle gelen önemlerle, Beş’ler ayrıca istikrarsızlık ve öngörülemezliği ve köklü değişimleri de taşır. 2020 yılında yaşanılanlar kaderine teslim olacak bir ulusu işaret etmektedir. 29 Ekim 2019 ile 29 Ekim 2020 arasında oluşan bu döngü kırılarak 29 Ekim 2020 ile 29 Ekim 2021 şifalanma sürecini işaret etmektedir. Süreç içerisinde müttefikimiz olan ülkeler kadar iktidar partisini ve devletin en üst düzey yöneticilerinin sağlık sorunlarını işaret etmektedir.

Jüpiter/Ketu kavuşuyor

Jüpiter; din ve hukuku, adalet sistemini, ulusal varlıkları, bankaları ve bankerleri, üniversiteleri, çocukları, tıbbi ilaçları, tıp insanlarını temsil eder. Eğitim kurumları adına, çocuklar adına ve gezegenin simgeleri diğer konular adına risk söz konusu olacak, uzaktan eğitimin devamının riski asgari seviyeye indireceğinin bilinmesini isterim.

9 Eylül-15 Kasım zaman aralığında gerçekleşecek olan Mars retrosu tüm bu yazdıklarımızı onaylarken, iktidar partisi ve Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne çevirecek gözlerimizi. İşçilerin talepleri, sağlık konuları, millet vekilleri, bankalar… Bence her şey yeni başlıyor. 2020 şaşkınlık yılımızdır.

2021 için şimdiden bir öngörüde bulunmak mümkün mü? Mümkünse 2021 için öngörüleriniz nelerdir?

Erken seçim çok fazla merak edilen bir konu. Gökyüzüne göre 2023 yılında seçim söz konusudur. 2021 yılının Güneş tutulmaları ve Ay tutulmaları farklı konuları ihtiva ediyor olsa bile 2023 yılı gelmeden pek fazla huzur yakın gözükmüyor. Bu süreç ciddi anlamda ekonomiyi etkilerken ben Türkiye’nin koronavirüs adına tedavi, aşı, panzehirde isminden bahsettirecek ülkeler arasında olacağını düşünüyorum. Ay ve Mars beraberliği Guru-Mangala yoga (başarı) enerjisini, Ay ve Jüpiter arasında oluşan Gaje-Kesari yoga (zenginlik) enerjisini olumlu gösterirken yine bu süreç üzüntü verici deprem enerjisini işaret etmektedir.

Bu tarihlere dikkat

2020 için deprem tarihi öngörüleri

-1 Haziran/15 Haziran – Kuzey Doğu ve Güney Doğu

– 15 Haziran/10 Ağustos – Güney Batı ve Kuzey Batı

-1 Ağustos/15 Ağustos – Güney Batı ve Güney

-15 Eylül/15 Ekim zaman aralığı Doğu ve Batı yönlerinde ki yıldız depremi işaret etmektedir.

-15 Kasım/31 Aralık – Kuzey Batı, Doğu ve Güney

2021 için deprem tarihi öngörüleri

-10 Ocak/10 Şubat – Kuzey ve Doğu

-10 Mart/10 Nisan – Kuzey ve Batı

-10 Mayıs/10 Haziran – Doğu ve Güney

-20 Temmuz/20 Ağustos – Batı

-20 Eylül/20 Ekim – Doğu ve Batı

-15 Kasım/15 Aralık – Batı ve Güney yönlerinde ki yıldız depremi işaret etmektedir.

-Aralık ayının tamamı dünya ve global olarak deprem ve jeolojik oluşum adına son derece aktiftir.

2022/2023 için deprem tarihi öngörüleri

-15 Ocak/25 Ocak – Güney ve Doğu

-15 Mart/15 Nisan – Güney ve Batı

-15 Mayıs/15 Haziran – Kuzey Doğu ve Doğu

-15 Temmuz/15 Ağustos – Güney ve Batı

-15 Eylül/15 Ekim – Doğu ve Batı

-25 Kasım/15 Aralık – Doğu ve Batı

Kötü nitelikli tabir edilen, acı verici ve zor durumları oluşturan tutulmalar bile aslında bize bir şeyler öğretmek, kazandırmak için meydana gelirler. Bence şimdi evrenden gelen mesaj dinlemeliyiz. İnsanoğlu durup düşünmeli ve yaptığı hatalarından geriye dönmeli. Kozmos ve astroloji, sırları anlamak isteyenlerin eline veren bir sistem.