2019’un Franchise Formülü Küçük Metrekare, Yüksek Karlılık

Bir tane büyük mağaza açmaktansa birkaç tane küçük mağaza açmak daha doğru!

Girişimciliğin giriş kapısı olan franchise sistemi her geçen yıl farklı bir boyut kazanıyor ve piyasa koşullarının yarattığı sonuçlara göre eviriliyor. Çarkların sağlıklı bir şekilde dönebilmesi için hem girişimcilerin hem de franchise zincirlerinin eğilimleri doğru analiz edip buna uygun pozisyon almaları gerekiyor. Sürdürülebilir bir franchise sistemi için doğru sektör, doğru lokasyon ve doğru zaman önemli kriterlerin başında yer alıyor.

Franchise sistemini doğru uygulayabilmek için perakende sektöründeki gelişmeleri yakından takip etmek gerekiyor. İnsanların alışveriş özelindeki eğilimleri, talepleri ve en önemlisi hizmet sektörünün gittiği noktayı iyi analiz etmemiz lazım.

Peki bu yıl girişimci olmak isteyenlerin yol haritası ne olmalı?

Bu yılın altın kuralı; maliyeti düşük konseptler.  Bir tane büyük bir mağaza açmaktansa birçok alanda küçük alanlı konseptleri tercih etmek daha doğru bir adım olacaktır. Şu anda pazarda en çok ihtiyaç duyulan konseptler aksesuar ve hediyelik eşya gibi yatırım maliyeti daha düşük girişimler. Stok maliyeti daha düşük olan, kâr marjı yüksek ürünlerin yer aldığı markalar incelenmeli.  2019 için ana fikir küçük metrekare, düşük kira, az stok maliyeti ve yüksek karlılık olmalı.

Öte yandan franchise sistemi geçtiğimiz yıllarda olduğu gibi bu yıl da şüphesiz büyümesini sürdürecektir. Buradaki önemli husus makro ekonomik şartlara göre hareket etmek. 2019 perakende sektörü için ‘optimizasyon’ yılı olacak. Verimlilik, düşük maliyetlerle sağlıklı-sürdürülebilir cirolara ulaşmak ve paylaşım ekonomisi bu yılın şifreleri arasında yer alıyor. Franchise sistemi için de aynı durum geçerli. Temkinli ancak emin adımlarla yürümek en doğru yol olacaktır.

1863’te ABD’li bir ev gereçleri markasının uygulamalarıyla başlayan, 1970’lerde Avrupa’da hızla yayılan ve günümüze kadar birçok başarı hikayesini bünyesinde barındıran bu sistem halen en gözde girişim aracı. Bazı araştırmalara göre kendi olanaklarıyla işini sürdürmeye çalışan bir işletmecinin ilk beş yılda başarı oranı yaklaşık 35 düzeylerinde olurken, franchise sisteminin içinde yer alan bir işletmenin aynı dönem içerisinde başarılı olma ihtimali yüzde 95 olarak belirleniyor.

Unutmadan; girişim tercihlerinde sosyal medyanın etkisi yadsınamaz. Bugün özellikle yeme-içme sektörünün rotasını neredeyse sosyal medya belirliyor. ‘Sosyal gastro’lar yeni fikirlerin açığa çıkmasında başrolü oynuyor. Girişimciler yeni medyayı mutlaka takip etmeli, ancak karar verirken alışveriş merkezlerinin ve caddelerin nabzını tutmayı ihmal etmemeli. Pop-up konseptli yeni nesil mağazacılık perakende sektöründe yeni bir dönemin habercisi. Aynı durum franchise sistemi için de geçerli.

Sonuç olarak kısa sürede yüksek cirolara ulaşıp kısa süre sonra kepenk indirmek hem girişimciler hem franchise zinciri hem de ülke ekonomisi için istemediğimiz bir son. Bu fırsatı sunan ve bu fırsatta faydalanmak isteyen her iki tarafın da tüketici eğilimlerini ve pazar koşullarını doğru analiz etmesi franchise sisteminin istikrarlı büyümesini sürdürmesi anlamına geliyor.